GÖNÜLLERDEKİ KUDÜS

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci

Tarih: 2017-12-11 / Hit: 61

Trump’ın ABD sefaretini Kudüs’e taşıyacağını beyan etmesi, ortalığı karıştırdı. Her hareketi dillere düşen eksantrik başkan, ne yapmak istiyor bilinmez… Bir deli bir kuyuya taş atmış; kırk akıllı çıkaramamış...
 
Kudüs, bugün üç din mensupları için ayrı bir ehemmiyet taşıyor. 3000 sene evvel Davud aleyhisselâmın kurduğu Kudüs, bugünDoğu KudüsveyaEski Şehirolarak bilinir. 1 km2’lik Eski Kudüs, taş binaları, dolambaçlı dar sokaklarıyla bir Orta Çağ şehri manzarası gösterir. Müslüman, Hıristiyan, Ermeni ve Yahudi mahallesi olarak dört kısma ayrılmıştır. Ancak bunlar arasındageçişserbesttir. İlk üçü, artık neredeyse dükkân ve mâbedlerden ibarettir. Dükkânların üstünde, küçük, köhne evler vardır.
 
 
Camcıya giren fil
 
Kudüs, 4 tepe üzerinde kurulmuştur.Zeytin Dağıbunlardan biridir. Eski şehrin tam ortasındaki İbrahim aleyhisselâmın oğlunu kurban etmeye teşebbüs ettiği söylenen kayalık tepede Mescid-i Aksa yükselir. Hazret-i Davud’un kabrinin bulunduğuSiyon Dağıvardır.
 
Eski Şehrin batısında İngiliz ve ardından İsrail hâkimiyeti zamanında kurulan modernBatı KudüsveyaYeni Şehiryer alıyor. İsrail burayı başşehir ilan etmiş ve parlamentosunu da taşımış olsa bile, dünya bunu kabul etmiyor ve mümessilliklerini eski başşehir Tel Aviv’de tutmaya devam ediyor.Trump’ın ABD sefaretini buraya taşıyacağını beyan etmesi, ortalığı karıştırdı. Her hareketi dillere düşen eksantrik başkan, camcıya giren fil misali, Yahudi lobisine söz mü verdi; İsrail’den taviz mi kopardı; Filistinlileri barışa mı zorluyor; dikkat mi çekmek istiyor; gündemi mi değiştiriyor, bilinmez…
 
 
Barış Şehri
 
Davud aleyhisselâm ME 973’de vefat edince, yerine geçen oğluSüleyman aleyhisselâm, babasının hazırlattığı yere Finikeli mimarlaraBet-Makdişadındaki meşhur ve muhteşem mabedi yaptırdı. BunaMescid-i Aksâda denir. Hazret-i Süleyman Kudüs’ü imar etti. Birçok binalar, saraylar, bahçeler, havuzlar, mabedler yaptırdı. Dünyanın en zengin, en güzel şehri idi. O zamanki adı Barış Yurdu manasına Urşilim (Jerusalem) idi. Tevrat’ta bu isimle hiç geçmez. Hazret-i Davud’dan evvelki ismi Sion’dur.
 
Kudüs, Yahudiler arasında dailk ayrılığasebep oldu. Bir grup Yahudi, yenilik olarak gördükleri Kudüs’ün ve Beyt-i Makdis’in kuruluşuna karşı çıktı. Mensupları bugün Filistin’deki Nablüs’te yaşayan Sâmirî mezhebi meydana geldi. ME 587’de Bâbil hükümdarı Buhtunnasar Kudüs’ü yakıp yıktı. Yahudilerin çoğunu öldürdü. Kalanlarını da,Bâbil’e sürdü. Bu karışıklıkta Tevrat nüshaları ortadan kayboldu.
İran hükümdarı Şireveyh, Bâbillileri yenince, ME 539’da Yahudilerindönüşüneizin verdi. Yahudiler, Bet-Makdiş’i tamir ettiler. ME 63’de Kudüs, Romalıların eline geçti. ME 20’de Romalıların Filistin’deki Yahudi valisiHerodes, mabedi tekrar yaptırdı.
 
 
Büyük Göç
 
İsa aleyhisselâm, Kudüs’te yaşayıp göklere yükseldi. Bu sebeple şehir, yeni bir ehemmiyet kazandı. Şehrin her tarafında O’ndan izler vardır.Via Dolorosa(Elemler Yolu), Hristiyan inancına göre, Hazret-i İsa’nın tevkif edilip, çarmıha gerilmek üzere sırtında haç ile yürütüldüğü yoldur. Durakladığı, sendelediği, eliyle duvara değdiği, annesi ile göz göze geldiği her yerde bir durak ve kilise vardır. Dünyanın her yerinden Hristiyanlar, sırtlarında sembolik haçlarla bu yolda yürüyüp kendilerince "hacı" olmaya çalışır.
 
Hazret-i İsa’nın göğe yükseldiğine inanılan yerde, ilk İsevîlerden Bizans İmparatoriçesi Helena’nın yaptırdığıKıyamet Kilisesi, dünyanın en eski kiliselerindendir. İçinde Hazret-i İsa’nın teneşir ve mezarı olduğuna inanılan mekânlar vardır.
 
Yahudiler, Romalılara başkaldırdılar. Fakat 66 yılında Romalı kumandan Titus, Kudüs’ü tamamen yakıp yıktı. Bet-Makdiş de yandı. SadeceAğlama Duvarıdiye bilinen batı duvarı kaldı. Titus’un, katliamından sonra Yahudiler bölük bölük Filistin’i terk ederek dünyanın her yerine yayıldılar.
 
Sulh Devri
 
Muhammed aleyhisselâmMirac’a Kudüs’te bugün bile mevcut bir taşın üzerinden yükseldi. O zaman harap haldeki Mescid-i Aksâ’da önceki peygamberlerin ruhlarıyla buluşup namaz kıldı. Kur’an-ı kerim, bu mucizeyi haber verir ve Kudüs’ümübarek beldeolarak vasıflandırır.
 
Halife Ömer devrinde, o zaman İlya denilen Kudüs barış yoluyla fethedildi. Hatta Halife, Kudüs’ü teslim almak üzere geldiğinde, kendisine gösterilen Kıyamet Kilisesi’nde namaz kılmayıp;“Ben orada namaz kılarsam, sonra câmiye çevirirler”dedi ve yakınında bir yerde namazını kıldı. İşte böylece Kudüs’ün asırlarca sürecek müsamaha ve barış devresi başlamış oluyordu. 1099’da Fâtımî hâkimiyetindeyken, Haçlıların işgal edip, halkı kılıçtan geçirdiği şehirde Kudüs Krallığı kurulduysa da, 1187 senesi Mirac Kandili’ndeSalahaddin Eyyübî, Kudüs’ügeri aldı.
 
Müslümanlar şehre, mukaddes yer manasınaMakdisveya Kudüs dediler. Mescid-i Aksâ, Müslümanlarca da en mukaddes üçüncü mabed sayılır. Burası aynı zamanda Müslümanların ilk kıblesidir. Emevî halifesi Abdülmelik, Hazret-i Muhammed’in miraca yükseldiği kayanın üzerineKubbetü’s-Sahra’yı yaptırdı. Altın kubbesi pırıl pırıl parlayan bu bina, bugün bile Kudüs’ün sembolü sayılır. Mescid-i Aksâ’nın olduğu yere ve Ağlama Duvarı’nın bitişiğine, Emevî halifesi Velid, câmi inşa ettirdi.Kanuni Sultan Süleymansurlarla çevirerek Kudüs’e son hâlini verdi. Şehri imar etti. Sur önündeki cadde ve şehrin kapılarından biri, onun ismiyle anılıyor. Osmanlı idaresi bütün din mensupları için bir sulh ve sükûn devresi oldu. Mühim dini mekanların anahtarı bir onbaşıda durur; mezheplerin, birbirine girmeden ayin yapmaları temin edilirdi.
 
Ağlama Duvarı’nın altında eski Kudüs ve mabedin duvar kalıntılarının bulunduğu mahzenlere iniliyor. Bazılarının, Mescid-i Aksâ’yı yıkmak için tezgâhlandığını düşündüğü bukazılar, aslında Osmanlılar zamanında başlamış ve Mescid-i Aksa’nın değil, eski şehrin batı mahallesi altına uzanıyor.
 
 
 
Elveda Kudüs
 
Kudüs, Müslümanların eline geçtikten sonra Yahudilerin buraya gelip ibadet edebilmelerine müsaade edildi; amayerleşmelerineizin verilmedi. 9/XII/1917 tarihinde, Filistin cephesi çöktü. Savaşı sürdürmektense, münferid barış yapmanın daha hayırlı olduğuna inanan Yıldırım Orduları kumandanıMustafa Kemal Paşa, ordusuyla beraber Filistin ve Suriye’yi İngilizlere teslim edince, 1516’da barış yoluyla başlayan ve 4 asır sulh içinde devam eden Osmanlı hâkimiyeti kapanmış oldu.
 
Filistin’e Yahudi akını başladı. 1917Balfour Deklarasyonuile İngiltere Filistin’in Siyonistlere vadetmişti. Aynı yıl İttihatçı zulmüne karşı ayaklananŞerif Hüseyn Paşaliderliğindeki Araplar da aynı hayali kuruyordu. Yeni Kudüs’ün kurulduğu İngiliz mandası devrinde Yahudi nüfusu, Arapları geçti. (Şunu da kaydetmek lâzımdır ki, Filistinliler Arap ihtilâline karışmadı. Hâin Araplar, ettiklerini buluyorlar teranesini terk etmeli.)
 
1948’de İsrail devleti kuruldu. İsrail, işgal ettiği 25 km2’lik Batı Kudüs’ü 1950’de BM kararına aykırı şekildebaşşehirilan ederek, parlamento dâhil devlet dairelerini eski Yafa yakınındaki Tel Aviv’den buraya taşıdı. 1967 Arap-İsrail Harbini kazanarak, 1946’dan beri Ürdün’ün elindeki Doğu Kudüs’üişgaletti. 1948'de 60.000 Arap’a mukabil, 100 bin Yahudi’nin yaşadığı Kudüs’te bu rakam 1967’de 197.000'e yükseldi.
 
Kudüs, Yahudilerden çok Hristiyan ve Müslümanların dinî ehemmiyet verdiği bir yerdir. Mescid-i Aksâ’ya yakın olanAltın Kapıher zaman kapalı tutulmaktadır. Bunun sebebi ise mahşer günü Mesîh’in bu kapıdan gireceğine dair Hristiyan inancıdır. Mesîh inince, mucize olarak bu kapı açılacaktır. Mescid-i Aksa, şu anda Yahudiler için bir kıymet ifade etmez; Kıyamet’e yakın geleceğine inandıklarıMesih, mabedi tekrar kuracaktır. Burası bugün Müslümanların elindedir; Yahudilerin girmesi yasaktır.
 
Ancak Süleyman Devleti’ni tekrar kurmak hayalindekiSiyonistleriçin, Kudüs’ün sembolik ehemmiyeti vardır. 21 Ağustos 1980'de doğu ve batısıyla birleşik Kudüs'ün İsrail'inebedî başşehriolduğunu ilan etmesi, büyük reaksiyon doğurdu; Türkiye sefirini bile geri çekti. Sonradan buoldu-bittikabullenildi. O zaman şehrin nüfusunun %28’i Arap’tı. 1947'de İsrail kurulurken, İngiltere Kudüs’ünmilletlerarası açık şehirolmasını teklif etmişti. Bugün milletlerarası camia, Kudüs’ün İsrail-Filistin arasında bölünmüş her iki devletin başşehri olması tezlerine taraftardır.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

CEM SULTAN’IN HAZİN DUASI

Papalığın elinde esaret hayatı yaşayan Cem Sultan, Avrupalıların Osmanlı Devleti üzerindeki emellerine âlet edildiğini anlayınca, elini açıp dua etti...   ...

BEDBAHT ŞEHZÂDE’YE PAPA’NIN DEHŞETLİ TEKLİFİ

Kaybettiği taht mücadelesinin ardından gurbette esaret hayatı yaşayan Cem Sultan, Papa’nın kendisine yaptığı teklif karşısında dehşete düşmüştü.   Yıllar ev...

OSMANLILARDA BOŞANMA SADECE ERKEĞİN ELİNDE MİYDİ?

Öteden beri ‘Osmanlılarda boşanma erkeğin iki dudağı arasında idi,kadının hiç hakkı yoktu’ diyenler çıkar. Hakikat, çok farklıdır.   Karşılıklı rıza ile kur...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı