İmânın dördüncü şartı peygamberlere inanmaktır

Prof.Dr.Ramazan Ayvallı

Tarih: 2017-12-11 / Hit: 115

Peygamberlere imân etmek,aralarında Peygamberlik bakımından hiçbir fark görmeyerek, hepsinin sâdık, doğru sözlü olduğuna inanmakdemektir.
 
Cenâb-ı Hak, şüphesiz ki bütün insanlara sayılamayacak kadar çok nimet, iyilik vermiştir.Allahü teâlânın merhameti, ihsânı, nimetlerio kadar çoktur ki, bunu ancak“sonsuz”kelimesiyle ifâde edebiliriz.Bunların en büyüğü ve en kıymetlisi ise, Resûller ve Nebîler (aleyhimüsselâm) göndererek İslâmiyeti, ebedî saâdet yolunu göstermesidir.
Allahü teâlâ, dünyâya gönderdiği ilk insanı [yani Hazret-i Âdem’i], aynı zamanda ilk Peygamber kılmış, ondan sonra, kullarına râzı olduğu ve beğendiği yolu göstermek için, çeşitli mekânlardaki, çeşitli kavimlere, zaman zaman“Peygamber”ler göndermiştir.
Bilindiği gibi,dînde inanılacak altı şeyden [Âmentü esâslarından=îmânın altı şartından] dördüncüsü, Allahü teâlânın“Peygamber”lerine inanmaktır.
Peygamberlere îmân etmek,aralarında Peygamberlik bakımından hiçbir fark görmeyerek, hepsinin sâdık, doğru sözlü olduğuna inanmakdemektir. Peygamberler, insanları, Cenâb-ı Hakk’ın beğendiği yola kavuşturmak, onlara doğru yolu göstermek için gönderilmişlerdir.Peygamberler hakkında, Kur’ân-ı kerîmde bir âyet-i kerîmede meâlen buyurulmuştur ki:
(Îmân edenleri Cennet’le)müjdeleyici,(küfredenleri de Cehennem’le)korkutucu olarak Peygamberler gönderdik ki, bu Peygamberlerin gelişinden sonra, insanların(yarın)kıyâmette(Bizi îmâna çağıran olmadı)diye Allah’a bir hüccet ve özürleri olmasın. Allah azîzdir, hükmünde hikmet sâhibidir.”(Nisâ sûresi, 165)
Demek ki Peygamberler, insanlara müjde vermek ve aynı zamanda onları korkutmak için gönderilmişlerdir...
Başka bir âyet-i kerîmede de meâlen şöyle buyurulmuştur:“Peygamberin, üzerinizdeki(vazifesi),ancak ilâhî emirleri teblîğdir. Allah, açıkladığınız ve gizlediğiniz(sözler ile hareketlerinizin)hepsini bilir.”(Mâide sûresi, 99)
Târihte belli bir zaman dilimine, belli bir coğrâfî bölgeye ve belli bir kavme gönderilen Peygamberler vardır. Ama âhir zaman nebîsi Muhammed aleyhisselâm, [günümüz de dâhil olmak üzere] bütün zamanlara, bütün mekânlara ve bütün kavimlere, tüm milletlere, hattâ hem insanlara, hem de cinnîlere gönderilmiş bir Peygamberdir.Bunun için Peygamberimize“Hâtemü’n-nebiyyîn”veya“Hâtemü’l-Enbiyâ”yahut“Hâtemü’l-Enbiyâ ve’r-Rusül:Nebîlerin ve Resûllerin sonuncusu”denilmiştir.
Ayrıca“Resûlü’s-sekaleyn: İnsanların ve cinnîlerin Peygamberi”sıfatı da vardır. Bu husûs(yanibütün insanların ve cinnîlerin Peygamberi olmasıhusûsu) ittifâklıdır, yanibütün âlimlerimizin söz birliği ile sâbit olan bir husûstur. Ama diğer mahlûkâta da Peygamber olduğunu bildiren âlimlerimiz de mevcuttur.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Mutlulukla alakalı bir anket çalışması...

Bütün insanlar“mesut”ve“bahtiyâr” olmak isterler.“Saâdet” “Mutluluk, bahtiyârlık; dünyâda ve âhirette mutluluk”şeklinde tarif edilmektedir...   2...

Müslümanlar birbirleriyle sık sık helalleşmelidir...

“Allah indinde en makbul amel, bir mümini sevindirmek, kederini gidermek, borcunu ödemek veya karnını doyurmaktır.”   İnsanların Allahü teâlâya karşı, kalpl...

Kul haklarıyla ilgili iki mühim hadîs-i şerîf

"Bir kimse, Peygamberlerin yaptıkları ibâdetleri yapsa, fakat, üzerinde başkasının bir kuruş hakkı bulunsa, bu bir kuruşu ödemedikçe, Cennet’e giremez." ...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı