Aklın insan hayatındaki yeri

Salim Köklü

Tarih: 2017-12-24 / Hit: 163

Akıl, dünya işlerinde ve kullar arasındaki münasebetlerde iyiyi kötüden ayırmada yardımcı olur. Fakat çok kere yanıldığı da görülmektedir.
 
Akıl, doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırmaya yarayan kuvvet, ölçü aletidir. Aklın insan hayatında yeri büyüktür. İnsanlar işlerini akılları ile düşünüp karar vererek yaparlar. Yaptıkları işlerden dinen ve hukuken mesul (sorumlu) olmaları akıl sebebiyledir.
Akıl, dünya işlerinde ve kullar arasındaki münasebetlerde iyiyi kötüden ayırmada yardımcı olur. Fakat çok kere yanıldığı da görülmektedir. Bu sebeple akla çok güvenmenin sonu pişmanlık olur. Bunun için, dinimiz işlerimizi yaparken, istişare etmeyi (ehline, bilene danışmayı) tavsiye etmiştir. Peygamber Efendimiz; “İstişare eden pişman olmaz, iktisat eden darlık görmez”buyurmuştur. Aklın dünya işlerinde isabetli, doğru karar vermesinde istişarenin faydası büyüktür...
Dünya işlerinde bu durumda olan akıl Allahü teâlâya ve ahirete ait bilgilerde yalnız başına doğruyu bulamaz. Din bilgileri akıl ile bulunmaz. Akıl bunları anlamaya yardımcı olur. Yani bunları anlamak, doğruluklarını, kıymetlerini kavramak için akıl lazımdır. İslamiyet’te aklın ermediği şey çoktur. Fakat aklın kabul etmediği hiçbir şey yoktur. Aklın erişemediği ve ulaşamadığı bu konularda inanmasından başka çare yoktur. İnsan, kendisini yaratan büyük kudret sahibi Allahü teâlânın varlığını aklı sayesinde anlayabildi. Fakat O’na giden yolu bulamadı. Bu yol peygamberler (aleyhimüsselam) ve onların getirdiği dinlerden öğrenilir. Ahiret bilgileri, Allahü teâlânın beğenip, beğenmediği şeyler ve O’na ibadet şekilleri aklın çerçevesi dışında, insan dimağının üstündedir. Bunlar, akıl ile bilinebilselerdi, peygamberlerin gönderilmesine lüzum kalmazdı. Peygamberlerin gönderilmesi ile insanların bilmiyorduk diye özür ve bahane göstermeleri önlenmiştir.
Akıl çok şeyi anlar. Fakat her şeyi anlayamaz. Anlaması da kusursuz, tam değildir. Çok şeyleri peygamberler bildirdikten sonra anlar.Akıl, peygamberlerin gönderilmeleri ile tam hüccet (delil) olmuştur.
Yalnız akla uyup, yalnız ona güvenip, aklın ermediği şeylerde yanılan kimse ‘‘felsefeci’’dir. Aklın erdiği şeylerde ona güvenip, aklın ermeyeceği, yanılacağı şeylerde İslamiyet’in bildirdiklerine uyan yüksek insanlara da“İslam âlimi” denir. İslam âlimleri akılları ile anlayabildiklerini anlattılar. Anlayamadıklarına öylece inandılar. Anlayamadıklarına aklımız ermediği için anlayamadık dediler. Dinimizin bildirdiklerini akıl ersin, ermesin ispat ettiler. Bu bilgilere akıl ermediği için karşı gelmediler. Böylece kabir azabına, sırat köprüsüne, kıyametteki teraziye hemen inandılar. Akıl ermediği için olmaz demediler...

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

"İstanbul'u şu beşikteki Şehzade fethedecek!"

Sultan İkinci Murad Han, Hacı Bayram-ı Velîhazretleriyle baş başa sohbet ettiği günlerden birinde; konu İstanbul'un fethine gelmişti...   Bazı kerametler -2...

"Bütün talebelerim şu duaları okusun!.."

"Herkes (Bismillâhillezî lâ yedurru me'asmihî şey'ün fil-ardı velâ fissemâi ve hüvessemî'ul-alîm) ve (Eûzü bi-kelimâtillâhittâmmâti min şerri mâ halak) duâları...

Mucize, keramet, feraset istidrac ve sihir...

Allahü teâlâ, fasık veya azılı düşmanları için âdetini bozarak sebepsiz şeyler yaratır. Bunlara istidrac ve sihir denir. Fakat bunlar onların aleyhinedir!.. ...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı