OSMANLILARDA BOŞANMA SADECE ERKEĞİN ELİNDE MİYDİ?

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci

Tarih: 2018-01-08 / Hit: 153

Öteden beri ‘Osmanlılarda boşanma erkeğin iki dudağı arasında idi,kadının hiç hakkı yoktu’ diyenler çıkar. Hakikat, çok farklıdır.
 
Karşılıklı rıza ile kurulan evlilik, bazen sürdürülemez hâle gelir. Bu takdirde şartlarına riayet edilerek evliliğin bitirilmesinden tabii bir şey olamaz.Yahudilikteboşanma kolaydır. Bir erkek istediği zaman üç kişiden müteşekkil bir dinî mahkeme/haham önünde ve en az cemaatten on şâhid huzurunda zevcesini boşadığını beyan eder ve bu beyanın tesbit edildiği kâğıt kadına veya vekiline teslim edilir.
 
Hristiyanlıktaboşanmayı engelleyen hiçbir hüküm olmamasına rağmen, kilise, IV. asırdan itibaren boşanma yasağını kabul etmiştir. Katoliklerde zinâ, cinnet, mahkûmiyet, gâiblik, frengi ve cana kast gibi sebeplerin varlığı hâlinde kilise tarafından evlilik feshedilir. İslâmiyet, orta bir yol takip ederek; boşanmaya izin vermiş; ama sebepsiz yere boşanmayı tasvip etmemiştir. Peygamber aleyhisselam,“Allahınizin verdiklerinden en beğenmediği şey, boşanmaktır. Sebepsiz yere boşanma olunca, gökler titrer”buyurmuştur.
 
 
Kimin elinde?
 
Önceki hukukumuzda evlilik, ölümden başka, erkeğin ve kadının boşanması (talâk), anlaşarak boşanma, kendiliğinden boşanma ve mahkeme kararıyla boşanma yoluyla sona erebilir. Görülüyor ki boşanmayalnızca erkeğin elindedeğildir. Kadının da kendi isteğiyle boşanması mümkündür.
 
Buna rağmen Müslüman cemiyetinde boşanma nisbeti çok düşüktür. Zira bunu ağır şartlara bağlamış, âdeta imkânsız kılmıştır. Boşanan erkek,ağır yükaltına girer. Mehr ve nafaka ödeyecek; yeni bir evlilik için yine masraf edecektir. Üstelik zevcesini boşayan bir erkeğe iyi gözle bakılmaz; kimse buna kızını vermek istemez.
 
Külfet erkeğe
 
Erkek,“Boş ol!”,“Seni boşadım”gibi bu iş için kullanılan kelimeleri, bu niyetle zevcesine söylerse, boşanma gerçekleşir. 3 ay içinde, erkek bu iradesinden geri dönebilir. 3 ay dolunca, ancak yeni bir nikâh gerekir. Boşanma en fazla 3 keredir. 3.den sonra, eşler bir daha evlenemez. Ancak kadın, bir başka erkekle evlenip, bu evlilik sona erince, isterse eski kocasıyla tekrar evlenebilir. Yeni devirde alaya alınan, hatta Reşat Nuri’nin, hakkında bir de piyes yazdığı buhüllemüessesesi, kadını korumak için getirilmiş, ciddi bir iştir. Erkek, bütün talâk hakkını bir defada kullanırsa, zevcesinden tamamen ayrılır.
 
Boşanma, sadece erkeğe malî külfet getirdiği için, sebepleri varsa, erkek dilediği zaman boşanabilir. Kadın, boşanmak elinde olmak şartıyla evlenirse, dilediği zaman kendisini boşayabilir.Padişah kızları, umumiyetle böyle evlenirdi.
Kadın, evliliği sürdürmek istemezse, kocasıyla anlaşarak mehrinden vazgeçmek suretiyle boşanabilir. Osmanlılarda en çokhul(muhâlaa) denilen bu tür boşanmaya rastlanır.
 

 
Kadı huzurunda kadın
 
Kaybolan koca
 
Kadın, eğer boşanma hakkını evlenirken istememişse, meşru sebeplerin varlığı hâlindemahkemeyegiderek kâdı efendiden tefrik, yani evliliğin feshini isteyebilir. Bunun için mezhebler arasında farklı hükümler vardır. Cüzzam, baras, delilik, idrar kaçırma, ağız kokusu, iktidarsızlık gibi birtakımhastalıklarvardır ki, bunların zevcede bulunması veya sonradan ortaya çıkması evliliği çekilmez hâle getirir. Kadına mahkemeye gitme hakkı tanır.
 
Kocanınnafakaödememesi, Şâfiî mezhebinde bir tefrik sebebidir. Hanefî mezhebinde bu koca, nafaka ödemeye tazyik edilir. Osmanlılarda, nafaka alamadığı için sıkıntı çeken kadınların mağduriyetine mâni olmak maksadıyla, bunların nikâhı Şâfiî hâkimi vâsıtasıyla veya Hanefî hâkimin Şâfiî mezhebini taklidi suretiyle sona erdirilirdi. 1916’da Şâfiî kavli kanunlaştırılmıştır.
 
Hayatta olup olmadığı ve nerede bulunduğu bilinmeyen kimseyemefkuddenir. Mefkud, eğer harb, zelzele, sâri hastalık, gemi kazası gibi bir tehlike esnasında kaybolmuşsa, hâkim vaziyete göre evliliği fesheder. Eğer bir tehlikede kaybolmamışsa, zevcesi4 senebekledikten sonra evliliğin feshini isteyebilir. Mâlikî mezhebinin bu kavli, Osmanlılarda da tatbik olunmuş; 1916’da kanunlaştırılmıştır.
 
Geçimsizlik
 
Eşler arasında geçimsizlik varsa, hâkim bunlara nasihat eder. Kabahati varsa, kocayı cezalandırır. Kadınısâlih komşulararasında oturtmasını emreder. Faydası olmazsa, her ikisinin ailesinden veya dışarıdan âkıl, bâliğ, erkek, hür, Müslüman, âdil ve aile geçimsizliği hükümlerine vâkıf birerhakemtayin ederek aralarını düzeltmelerini ister. Düzeltemezlerse, Hanbelî mezhebinde hakemler, boşanmaya hükmedebilir.
 
Mâlikî mezhebinde kadın, kocasının kendisinefenâ muameledebulunduğunu, meselâ konuşmadığını, dövdüğünü, sövdüğünü, sapıkça yaklaştığını, zarar verdiğini hâkim huzurunda isbat edecek olursa, kendisini mahkeme huzurunda boşayabilir. Hanefî âlimleri zaman zaman bununla amel etmiş; 1917 tarihliHukuk-ı Âile Kararnâmesiile Mâlikî mezhebinin hükmü kanunlaştırılmıştır.
 
Cumhuriyet hükûmeti, 1926’da şer’î hukuku kaldırarak, Katolik hukukuna dayananİsviçre medeni kanununukabul etmiş; eşlerin ancak muayyen sebeplerin varlığı hâlinde mahkeme tarafından boşanabileceği esası getirilmiştir. Buna göre eşleranlaşsa bilehâkim uygun görmedikçe boşanamaz. Bu sistemde boşanma zorlaştırıldığı hâlde, cemiyetteboşanma nisbetigiderek artmıştır.
 
Boşanmanın neticeleri
 
Evlilik sona erince, kadıniddetbeklemeye başlar. İddet, hâmile ise doğumla biter. Değilse, ölümde 4 ay 10 gün; boşanmada ise 3 hayız müddetidir. Bu zaman zarfında kadın nafaka alır. Ayrıca ödenmemişmehrinide tahsil eder. çocuk varsa, kızlar 9, oğlanlar 7 yaşına kadar annede kalır. Anne yoksa veya başka dinden ise yahud başkasıyla evli ise, çocuk sırasıyla anneanneye, babaanneye, kız kardeşe ve teyzeye verilir. Nafakası ise babaya aittir. Baba veya anne dilediği zaman gelip çocuğu görebilir.Küçük çocuk, anne veya babasının bir gün içinde gelip görüp dönebileceği bir mesâfeden uzağa götürülemez.
 

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

MEZARLARI BİLE OLMAYAN OSMANOĞULLARI

Sürgünde acılar içinde bir hayat yaşayan Osmanlıları, ölümden sonra da başka sıkıntılar bekliyordu. İslâmî usullerle Müslüman mezarlığına gömülebilmek, hepsine nasi...

BİR ZAMANLAR KAÇ-GÖÇ VARDI… Harem ve selâmlık

Eskiden tramvaylarda, vapurlarda, tiyatrolarda, çay bahçelerinde hanımlara mahsus kısım bulunurdu. Erkekler buraya ayak basamazdı.   Müslüman âleminde evler...

ZAMANA DİRENEN SAAT KULELERİ

İbâdetler için, zamanı bilmek mühimdir. Bunun için Müslümanlar saate ayrı bir ehemmiyet verdiler. Saatçilik, hayırlı bir meslek; saat kulesi dikmek de sevaplı bir i...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı