Allahü teâlâya tevekkül etmelidir

Vehbi Tülek

Tarih: 2018-01-13 / Hit: 79

Seyyid Muhammed hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1161 (m. 1748)’de Fas’ta doğdu. 1203 (m. 1788)’de, Sahra denilen yerde vefât etti. Buyurdu ki: İhlâs ile ibâdet etmek de güzel huylardandır. İhlâs, ibâdeti yalnız Allahü teâlâya yaklaşmak için yapmaya denir. Nefsânî ve dünyevî şeyler için ibâdet etmeyip, yalnız Allahü teâlânın rızâsı için yapmaktır. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); “Bir kimse dünyâda, şeriki olmayan Allahü teâlâ için ihlâs üzere beş vakit namazı kılmak ve zekâtı vermek sûretiyle dünyâdan uzak olsa, o kimse Allahü teâlâ kendisinden râzı olduğu hâlde vefât eder” buyurdu. İsrâiloğullarından âbid (çok ibâdet eden) bir kimse vardı. Allahü teâlâya nice yıllar ibâdet eylemişti. Bir gün Hak teâlâ, onun hâlini ve ihlâsını meleklere bildirmeyi diledi. Bir meleğe emredip; “Filan âbide var; bu yaptığın ibâdetlerden sana fayda yoktur. Niye bu kadar çalışırsın? de” buyurdu. Melek de, varıp âbide bunları söyledi. Âbid; “Biz ibâdet için yaratıldık. Öyle olunca, bize lâyık olan; bize faydası olsun veya olmasın ibâdetimizde olmaktır” diye cevap verdi. Melek; “İlâhî! Sana malûmdur ki; âbid bana bu cevâbı verdi” dedi. Allahü teâlâ hitâb buyurup; “Ben ona azap edeceğimi haber verdim. Rahmetimden ümitsiz eyledim. Hâlâ ibâdetten yüz çevirmedi. Ondan yüz çevirmek benim keremime lâyık mıdır? Ey meleklerim! Cümleniz şâhid olsun ki; ben bu kulumun her ne miktarda günâhı varsa, cümlesini affedip rahmet eyledim” buyurdu. Allahü teâlâya tevekkül etmelidir. Tevekkül, rızık ve sâir işleri husûsunda Allahü teâlâya dayanmaktır. Sebeplere yapışmak, tevekküle zarar vermez. Onun için muhtaç olanlara çalışarak kesb (kazanmak) farz kılındı. Sanatına, malına, kuvvetine, beye, kadıya, kadıaskere ve başkalarına güvenmemelidir. Bunların hepsi âciz birer kuldur. Allahü teâlâ murâd etmeyince onlar, hiçbir şey yapamazlar. Tevâzu sahibi olmalıdır. Tevâzu, kendisini herkesten aşağı görmektir. Bu, kullar için büyük fazilettir. Kişinin tevâzu göstermesi güzeldir. Ancak kendini çok çok aşağı kılmak, tabasbus, yaltaklanmak kötüdür. İlim talibinin dînini öğrendiği hocasına ve bu ilmi birlikte tahsil eden arkadaşlarına aşırı tevâzu’u kötü değildir. Allahü teâlâya hüsn-i zan etmek vâcibdir. Salah ve fesâd ihtimâli olan işlerinde müminlere hüsn-i zan etmek mendûbdur.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

“İlim yok olmadan evvel ilim öğrenin!"

Hadis-i şeriftebuyuruldu ki:“İlim yok olmadan evvel ilim öğrenin, ilmin yok olması demek, âlimlerin ölmesi demektir."   Ebû Ali Hirevî hazretleri hadîs...

Hastalık, teyemmüm etmek için özürdür

Ankaralı Mehmed Emin Efendi 56. Osmanlı Şeyhülislâmıdır. 1028'de (m. 1619) Ankara'da doğdu. Ankara Müf­tüsü Kırşehirli Mehmed Efendi'nin hiz­metinde bulunarak ondan...

"Nasihat, müminlere elbette fayda verir"

Gafletten uyandırılır, saadetinin nelerde olduğu gösterilirse, nefis onu kabul eder.   Sirâcüddîn Decîlî hazretleri Hanbelî mezhebi âlimlerindendir. 664 (m....
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı