Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

Bize verilen şu ömrü iyi değerlendirelim!

Mehmet Said Arvas

Tarih: 2018-02-15 / Hit: 454

Kısa bir ömür ile, uzun bir ömür arasında fazla bir fark yoktur.Ebedi bir hayata nisbeten hiç sayılır... Gerçekten uzun bir ömür;ebedi saâdeti kazandıran ömürdür.
 
 
Yatağa girip gecenin sessizliği ile baş başa kaldığımızda, bütün bir gün boyunca düşünemediğimiz şeyleri düşünebilir ve o günün muhasebesini yapabilme imkânını bulabiliriz.
Bir sürü konuşmayla geçen günümüzün sonunda, ömrümüzün bir gün daha azalmış ve kabir kapısına bir adım daha yaklaşmış olduğumuzu anlarız.
Tek fırsat olarak insanlara verilen ve her saâti en kıymetli mücevherden daha değerli olan zamanımızı nasıl geçirdik? Kârlı mıyız, zararlı mıyız? Bunun hesabını her akşam yapmalıyız.
Kârlı isek, kârımızı nasıl biraz daha arttırabiliriz, zararda isek, bundan nasıl kurtulabiliriz? Araştırmalıyız.
Bir yanda medeniyet harikâları ve süratle gelişen teknik ve ilim dünyası, diğer yanda ise, her gün, her yaşta vefât eden yüz binlerce insan...
İlim, bu kadar ilerlemesine rağmen insan ömrüne bir şey ilâve edememekte, bilâkis ahiret yolcularının hızını ve vasıtalarını çoğaltmakla aczini itiraf etmektedir.
Yakın bir gelecek için projeler yapan, onlar için endişe duyan, uykularını kaçıran, kilo verip zayıflayan, kısacası istikbâl endişesi ile kıvranan insanoğlu acabagerçek istikbâliçin neler düşünüyor ve ne hazırlık yapıyordur?
İnsanın şiddetle muhtaç olduğu sonsuzluk arzusu karşısında, fani oyuncakların dünyayı yalancı cennete çevirmesi de boştur.
İnsan, yazdan sonra gelecek olan kışı karşılamaya ve tedbir almaya kendini mecbur bilip hazırlık yaptığı gibi, yaşamakta olduğu fani ve kısacık hayattan hemen sonra gelecek olan ölümü de karşılamaya hazır mıdır?
İnsan, madem fanidir, ömür bin sene de olsa bir gün bitecektir. Bin yıl ömür sürmüş birine hayattan ne anladığını sorarsak; büyük bir ihtimalle ve gülümseyerekhiçbir şey anlamadığınısöyleyecektir. Bunca senelerin nasıl geçtiğini anlamadığını da ifade edecektir.
Kısa bir ömür ile, uzun bir ömür arasında fazla bir fark yoktur. İkisinin de sonu ölümdür. Ebedi bir hayata nisbeten hiç sayılır...
Gerçekten uzun bir ömür, ebedi saâdeti kazandıran ömürdür.
Meselâ, 20 yaşında ölen bir insan, şu kısacık ömründe Rabbinin rızasını kazanmış, cennete gireceklerle beraber olabilmişse; o kısa yaşamadı demektir. Ona"hayattan nasibi azmış"denebilir mi?
Bir adam da 100 yaşında ölmüşse ona da"Ne kadar çok yaşadı, bu zamanda bu yaşa kim gelebilir!"denir. O kimse ise eğer ömrünü boşuna geçirmişse, çok kısa yaşadı demektir.
O hâlde bize tahsis edilen ömür, ister uzun olsun, ister kısa onu değerlendirmeliyiz, boşa harcamamalıyız. Ebedi hayatı kazanmanın gayreti içinde olmalıyız...
  •  
 

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Bu ayın en kıymetli gecesi ve günü...

Allahü teâlâ birçok duaları Aşûre Günü kabul buyurdu...Birçok peygamberin ve müminlerin kurtuluşu bu mübarek güne rastlamıştır.   Bugün 10 Muharrem. Dün&quo...

Dünya hayatı bir hayal, rüya gibidir

Geçirdiğimiz ve bir daha ele geçiremeyeceğimiz altın değerindeki koca bir senemizin muhasebesini yapmalıyız... Bugün 3 muharrem... Geçen salı günü hicri 1440yıl...

Dilin, cirmi küçük cürmü büyüktür!

Atalarımız"Dilin cirmi (hacmi) küçük, cürmü (yaptığı iş)büyüktür"demişler.Nice insanlar yaptıkları konuşmalarla öldürülmüş veya yıllarca hapis yatmıştır… ...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı