Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

MEZARLARI BİLE OLMAYAN OSMANOĞULLARI

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci

Tarih: 2018-04-15 / Hit: 217

Sürgünde acılar içinde bir hayat yaşayan Osmanlıları, ölümden sonra da başka sıkıntılar bekliyordu. İslâmî usullerle Müslüman mezarlığına gömülebilmek, hepsine nasip olmamıştır...
 
Ölüm bir kurtuluştur. Ya geride kalanlar? Ya cenaze ne olacak? Sürgünde ilk vefat eden yetişkin hânedan mensubuSultan Vahîdeddin’dir. San Remo esnafına olan 60 bin liretlik borç sebebiyle, tabutuna ve evdeki eşyasına alacaklılar tarafından haciz konuldu.
Şuradan buradan toplanan paralarla haciz kaldırıldı. Cenaze, Fransız işgalindeki Şam’a defnedilmek üzere, gemiyle Beyrut’a yollandı. BuradaFransa’dan izinbeklendi. Artık kokmaya başlayan cenaze Şam’a götürüldü. Neredeyse bütün Şam halkının iştirak ettiği kalabalık bir askerî merasimle Kanunî Sultan Süleyman’ın yaptırdığı câminin avlusuna defnedildi.
Sonra hânedandan vefat edenlerin de gömülmesiyle burası biraile kabristanıhâlini aldı. Son dereceruhâniyetlibir yer olan hazîreye senelerce hizmet eden bekçi Ebu Süleyman, kabristanda asla böcek ve haşerat bulunmadığını hayretle gördüğünü bizzat bu satırların yazarına söylemiştir.
 
Umumi bir çukur
 
Halife Abdülmecid Efendi 1944’te Paris’te vefat etti. Kızı Dürrişehvar Sultan, babasını Türkiye’ye defnetmek için çok uğraştı. Ama bir netice elde edemedi. SenelerceParis Câmii bodrumundabekletilen cenaze, 10 yıl sonra Medine-i Münevvere’ye götürülerek bir akşam Cennetü’l-Bakî’ye defnedildi. Vehhâbîler mezar yaptırmaya izin vermediği için, son halifenin kabri belli değildir.
Ekserisi Avrupa’da yaşayan hânedan efradı vefat ettiğinde,dinî kâidelerçerçevesinde hazırlanıp defni hep bir mesele olmuştur. Bazılarının namazı limandan temin edilen birkaç Afrikalı Müslüman eşliğinde kılınmış; bazısı gayrımüslim kabristanına defnedilmiştir.
Kimsesizlermezarlığına gömülenler az değildir. Mesela Sultan Abdülhamid’in oğullarından Fransa’da bir parktaaçlıktanölmüş hâlde bulunan Nuri Ahmed Efendi’nin kabri yoktur. 1994’te vefat edip Nice kabristanına gömülen Orhan Efendi’nin kabri, belediye mevzuatı gereği 200 avroluk teminat ödenemediği için, 2010 senesinde açılarakkemikleriumumi bir çukura atılmıştır.
 
Ne mes’ud ölümmüş!
 
Sultan Abdülaziz’in torunu Ahmed Tevhid Efendi, 1966’da Beyrut’ta vefat etti. Naaşıgünler sonrabulundu. Bozulmaya başlamıştı. Kimsesizlere ait toplu bir mezara defnedildi. Kaldığı bir göz odanın kirasını ödeyemediği için, saati ve yüzüğü ev sahibinderehinkalmıştı. Sonradan vefatı haber alan Fransa'daki kardeşi Mahmud Şevket Efendi’nin teessürünü gören bir komşu Fransız ailesi, mezarını yaptırması için 15 bin frank teklif etmesin mi?
Mahmud Şevket Efendi anlattı: “Merhum Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi Mısır’da vefat ettiğinde üzülmüş, ağlamıştık. Meğer o ne mes’ud ölümmüş! O zaman biz bunu anlayamadık. Çünki biz de Mısır’da yaşıyorduk. O son yolculuğa Türk çocuklarının elleri üstünde taşınan,Türk bayrağına sarılıbir tabutla çıkmak... Mezara tekbirler, tehlillerle konulmak... Müslüman bir beldede, bir Müslüman mezarlığına gömülmek... Peki ben burada [Güney Fransa] ölürsem ne olacak biliyor musunuz? Bir kere cenazemi yıkayan bulunmayacak! Buradabir tek Müslümanbulunmaz. Cesedim çan sesleriyle kaldırılıp, bir Hristiyan mezarlığına defnedilir. Off! Aman Allah’ım çıldıracağım...” Gerçekten de böyle oldu. Cenâzeyi kızı Nermin Sultan yıkadı. Gerisi korktuğu gibi oldu.
 
Mezarı bile yok!
 
Sultan Hamid’in kızı Zekiye Sultan, Fransa Pau’da, ev sahibinin acıyarak kira almadığı köhne birpansiyonodasında vefat etti. Cenazesi bir Müslüman memleketine götürülmek üzere bir kilisenin bodrumunda kaldı. İki sene sonrakimsesizler mezarlığındabir çukura atılmıştır. Boğaz Köprüsü’nün altında bugün Reina’nın bulunduğu yerde 110 hizmetkârın çalıştığı muhteşem bir yalısı bulunan, her ay fakirlere binlerle altın dağıtan Sultan’ın bir mezarı bile yoktur.
Sultan Hamid’i bir başka kızı Naime Sultan, Arnavutluk’ta birNazi toplama kampındatifodan öldü. Beraberindeki dört cariye, Sultan’ı teçhiz edip bir köy mezarlığına defnettiler. Sultan Mecid’in torunu İbrahim Tevfik Efendi, Nice’de sefalet içinde öldü. Kimsesizler mezarlığında bir Hristiyanın yanına atılıverdi. Oğlu Burhaneddin Cem Efendi’ye bu da nasip olmamış; Amerika’da birkrematoryumdayakılmıştır.
 
3 defa nakledilen mezarlar
 
Zevci 1937’de Paris’te vefat eden Ayşe Sultan, o sırada Paris’te bulunan Cezayirli âlim Sidi Kaddur Ben Gabrit’in yardımı ile Afrikalılara mahsusBobigny Mezarlığı’na defnedildi. Bundan sonra hânedandan Paris’te ölenler hep buraya defnedildi.
İskenderiye’de vefat eden hânedan efradının haylisi, PrensÖmer Tosun Paşa’ya ait türbenin hazîresine defnedilmiştir. Nâsır zamanında, yol geçme bahanesiyle türbetahribedildi. Buradaki hânedan kabirleri Kâhire’deki Abbasiye’ye naklolundu. 1952'deki bulvar inşaatı bahanesiyle bunlar da kaldırılarak, Afifi’ye nakledildi. 1961'de Hulvanotobanıvesilesiyle buradan da alınıp harap hâldeki Hıdiv Tevfik Türbesi'ndeki bir mezarın içinetoplucakonuldu.
 
Babam olmadan asla
 
1952 ve 1974 tarihli kanunların akabinde memlekete dönebilen hânedan ferdlerinin bazısı vefat ettiklerinde,bakanlar kurulukararıyla dedelerinin türbe veya hazîresine defnedilme hakkı kendilerinden esirgenmemiştir. Bunda da hükûmet, cenaze merasimininsessiz sedasızolmasını şart koşmuştur. Buna rağmen ömrünün çoğunu yurt dışında geçirip, 2009’da İstanbul’da vefat eden hanedan reisiErtuğrul Osman Efendi’nin Sultanahmed Câmii’nden kalkan kalabalık cenazesine devlet ricalinden de iştirak edenler olmuştur.
1969’da İstanbul’da vefat edenSabiha Sultan, babası Sultan Vahîdeddin sürgünde vefat ettiği için, bir padişah türbesine gömülme teklifini kabul etmedi. Âşiyan kabristanındadır.
Sultan Abdülhamid’in son vefat eden zevcesiBehice Sultan, Napoli’de sürgünde iken, hanedan efradının çoğunun medfun bulunduğu Yahya Efendi’ye defnedilmesini, tabutunun arabaya konmamasını vasiyet etmişti. Bu hâlis duası kabul oldu. İstanbul’a dönüşünden birkaç ay sonra vefat edip,kalabalık bir cenaze merasimiile omuzlar üzerinde Yahya Efendi’ye defnolundu. Halk, vefasını böyle gösterebildi.
Hânedandan sürgünde ilk vefat eden Abdülkadir Efendi’nin kızı Bidar Sultan olmuştur. Yolda soğuktan hastalananbirkaç aylık bebek, Budapeşte’de Gülbaba’ya gömülmüştür. Sofya’da birhava bombardımanıesnasında kalp krizi geçirerek vefat eden babasının kabri belli değildir. 1949’da Amerika’da ölen Şehzade Burhaneddin Efendi’nin cenazesigemiyleİstanbul’a getirilmişse de, izinverilmeyince gemi rotasını Şam’a çevirmiştir...

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

ŞAM YANGININDA BİR OSMANLI HÂNEDAN REİSİ

Osmanlı hânedanının şu andaki reisi, Sultan Abdülhamid’in torunu 88 yaşındaki Dündar Efendi, Şam’da tek başına hayat mücadelesi vermektedir.   Saltanat ve h...

KÖLE BESLEMEK Mİ, İŞÇİ ÇALIŞTIRMAK MI? HANGİSİ DAHA UCUZ?

*Sanayi inkılâbı, köleliğin sonunu getirdi. Kapitalist sistemde kölenin yeri yoktu. Yevmiyeli işçi çalıştırmak mı; köle beslemek mi daha ucuza geliyordu? Mühim olan...

KÖLELERİ EVLAT SAYAN MEDENİYET KÖLE SAHİBİ OLMAK, KÖLE OLMAKTIR

Peygamber Efendimiz “Kölelerinize yediklerinizden yedirin, giydiklerinizden giydirin. Onlara kölem demeyin; oğlum veya kızım deyin. Yapamayacağı işi yüklemeyin. Bir...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı