Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

Hiç kimseye karışmamak

Osman Ünlü

Tarih: 2018-04-17 / Hit: 122

“Allahü teâlâ, kimseye karışılmamasını sevseydi, Peygamberleri göndermez, dinleri bildirmezdi!.."
 
Sual: “Dinden bahsetmemeli, kimseye bir şey söylememeli, insanları kendi hâllerine bırakmalı” demek, dinen uygun mudur?
Cevap:Bu konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Allahü teâlâ, kimseye karışılmamasını sevseydi, Peygamberleri göndermez, dinleri bildirmez, insanları İslâm dinine davet etmez ve diğer dinlerin yanlış, bozuk olduğunu haber vermezdi ve geçmiş Peygamberlere inanmayanları azaplarla helak eylemezdi. Herkesi kendi hâline bırakır, kimseye bir şey emretmez ve inanmayanlara azapyapmazdı. Allahü teâlâ, Müslümanlara, insanların İslâmiyeti işitmelerine, Müslüman olmalarına mâni olan kâfirler ile cihad etmeyi niçin emreyledi? Halbuki, cihadda kâfirler için eziyet ve ölüm olduğu gibi, Müslümanlara da vardır. Kur’ân-ı kerimde ve hadîs-i şeriflerde cihad için, cihad eden devletler ve şehitler için faziletler, meziyetler ne sebepten bildirildi? İslâm düşmanlığı yapan zalim krallara saldırmak, onlara sıkıntı vermek ve Allahü teâlânın bu mahluklarını harap etmek, niçin emrolundu? Nitekim insana, kendi nefsine düşmanlık etmesini ve nefislerin, Allahü teâlâya düşman olduğunu bildirdi ve nefis ile cihad etmeye cihad-ı ekber ismini verdi ve Allahü teâlâ neden rızasını ve yakınlığını bu cihada bağladı? Allahü teâlâ, niçin nefisleri kendi başına bırakmadı? Demek ki bunlar, Allahü teâlânın düşmanlarıdır. Allahü teâlâ nihayetsiz merhametinden dolayı, evvela Peygamberleri sonra bunların yerine, evliyayı ve ulemayı davetçi gönderdi. Bunların dilleri ve kalemleri ile sevaplarını ve azaplarını bildirerek, özre ve bahaneye yol bırakmadı. Allahü teâlâ, isteseydi, herkesi doğru yola iletir, Cennete sokardı. Fakat, ezelde Cehennemi doldurmak istedi. Allahü teâlânın büyüklüğünü anlayabilen, Ona sebebini soramaz.
Peygambere tabi olan, insanları davet etmekte ve emr-i ma’rûf, nehy-i münker etmekte de tabi olur. Azgın kâfirler, Allahü teâlânın düşmanı olmasaydı, Buğd-ı fillâh farz olmazdı. İnsanı Allahü teâlâya yaklaştıran şeylerin birincisi olmazdı. Evliyalığın ele geçmesine ve Allahü teâlânın rızasının ve hubbunun, sevgisinin husulüne sebep olmazdı. Peygamber Efendimiz;(İbadetlerin efdali, Müslümanları Müslüman oldukları için sevmek, kâfirleri, kâfir oldukları için, sevmemektir)buyurdu.”

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Aşûre günü

Muharrem ayının onuncu gecesi, Aşûre gecesi, onuncu günü de Aşûre günüdür.   Sual: Aşûre gününün önemi nedir ve bu günde neler yapılmalıdır?   Cevap...

Babasını öldürenin miras alması

Mürtede vâris olunur, fakat mürted, Müslümana vâris olamaz.   Sual: Dinimize göre babasını, anasını öldüren bir kimse, bunların bıraktığı mirastan pay alabi...

Camiye, eve, sağ ayakla girmeli

Camiye sağ ayak ile girilir ve camiden çıkarken de, önce sol ayak ile çıkılır.   Sual: Camiye, eve, tuvalete girerken ve buralardan çıkarken de, dinimizin b...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı