Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

GÖĞE YÜKSELEN KAPALI ODA: ASANSÖR

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci

Tarih: 2018-05-14 / Hit: 227

Kral, cellada sör unvanı verirse ne olur? Elcevap: Asansör olur...Şaka bir yana, darağacını andıran eski asansörler, insanı ürkütürdü...
 
Asansör,medeniyet alâmetibuluşlardan biri olarak görülüyor. İnsana, ışınlanmış gibi hissettiriyor. Kapılar kapanıyor; yer çekimi hissinde kayma oluyor; kapılar yeniden açılıyor; başka bir yer... Yürüyen merdivenden10 kat daha emniyetliolsa bile, çok insan asansörden korkuyor.
 
Otobüsü, treni dakikalarca beklemeye alışık olduğu hâlde, asansörübirkaç saniyebeklemeye dayanamayanlar için bir çare keşfedilmiş: Otel lobilerine veya apartman girişinetam boy aynakoymak. Bu, asansör bekleme müddetinin daha hızlı geçmesini temin eder.
 
 
Dükkân gibi
 
“Kral, cellada sör unvanı verirse ne olur? Elcevap: Asansör olur!..” Vaktiyle dillerde dolaşan soğuk Amerikan esprilerindendi. Mamafih hareket eden kalın halatlarıyla asansör, ürkütücü gelirdi. Sanki binenleri yutup ipe çeken bircelladabenzerdi. Fazla değildi, çok az binada vardı. Şimdilerdeyaşlı nüfusarttı. Ayakları ağrıyanlar için, asansörlü ev, tercih sebebi olsa da, doktorlar,sağlıkiçin asansör yerine merdivenleri kullanmayı tavsiye ediyor.
Asansör yayılınca, acabahalvetolur mu meselesi bile akla gelmiş; din adamları, “Dükkân gibidir. Her an birisi binebilir. Halvet olmaz” diye cevap vermiş. Yine dekibar beyler, hanımlara öncelik verirken; eski zaman hanımları da, beyleri bekleyip, sonraki asansöre binmeyi tercih ettiler...
 
Eski evlerimizde asansörler çalışırdı. Halatla ve insan gücüyle işleyen bu basit asansörler, yük taşımak, bilhassaalt kattan üst katayemek ve eşya çıkartmak için kullanılırdı. Çankaya’daki eski reisicumhur köşkünde bunlardan bir numuneyi bugün bile görmek mümkün.
 
Harb makinesi
 
Bilinen ilk asansörü, Milattan Evvel 282 senesinde Antik Yunanistan’daArşimed’in yaptığı söylenir. İnsan gücüyle çalışan bir kaldıraç hüviyetindeydi. ME 236 senesinde Roma İmparatorluk saraylarında bilhassa yük indirip çıkartmak içindolap şeklindeasansörler olduğunu Romalı mimar Vitruvius söyler. Bu âdet Orta Çağ manastırlarında da vardı.
Bazı İslâm kaynakları, Hazret-i İbrahim’in oğlu İsmail ile beraberKâbe’yi yeniden inşa ederken, icab ettikçe yukarı yükselen bir taşa çıkıp, duvarı öyle ördüklerini anlatır. Bu taş bugünMakam-ı İbrahim’in olduğunu yerdedir.
Tarihçiler,Timur’un, seferlerinde asansör benzeri maniveladan istifade ettiğini söyler. Üzerine bir askerin çıktığı platform, halatları çekilerek yükseltiliyor; hedefe ateşli oklar atıyor; sonra tekrar indiriliyordu. Rodos şövalyelerinin elindekiGâvur İzmir’in fethinde bunu kullandığı biliniyor. Memleketimizin ikinci asansörünün yıllar sonra İzmir’de kurulması enteresan bir tesadüf olsa gerek.
 
 
Darağacı
 
İsimlerini fen derslerinden hemen herkesin hatırladığı Pascal ve Toricelli,hidroliküzerine çok çalıştı ve asansörün çalışma prensibini ortaya koydu.1743 senesindeVersay Sarayı’nda insan gücüyle çalışan asansör olduğu biliniyor. Kral XV. Louis’nin, âşıklarına gizli ziyaretler için kullandığı rivayet edilir. Bu devirde Macaristan’da, Çin’de, Mısır’dahayvan gücüyleçalışan asansörler vardı.
 
Buhar gücü keşfedilip,buharmakineleri yaygınlaşınca, İngiltere’de Matthew Boulton ve James Watt buharla çalışan asansörler yaptılar. Bunlar, madenlerdekömürçıkarmakta kullanılırdı. Buhar asansörleri iyi çalışırdı, sağlamdı ama, insanlar, binmeye çekinir; kimse beş kat yüksekliğe asansörle çıkmak istemezdi. Asansör hep depolara, madenlere, fabrikalarayük taşımakiçin kullanıldı.
 
 
Elisha Otis, iki kat arasında çalışan basit, ama bugünkilere benzer bir asansör yaptı. Bunu New York'ta 1854 yılında yapılan Dünya Fuarı’nda tanıttı. Basit bir yük asansörüne bindi; emniyetini göstermek için halatlarını keserek gösteri yaptı. Bu darağacına benzeyen şeyi seyrederken milletinnefesi ağzınageldi. Ama asansörün popülaritesi yükseldi. Fransız mühendis Léon Edoux,asansöradını verdi ki, Latince çıkmak manasınaascendere’den gelir. İngilizlerelevatorder ki, Latince elevare kaldırmak demektir.
 
Unutulan kapılar
 
1857’de New York Broadway’da ilkyolcuasansörü kuruldu. 1889’dan itibaren asansörlerelektrikleçalıştırılır oldu. 1889’da yapılan Eyfel Kulesi asansörü, 63 kişiyi, 160 metre irtifaya çıkarıyordu. Kat seviyeleme ve sarsıntısız hareket hep bir problemdi. Bazen yolcularkapıyı kapatmayı unuttuğuiçin, asansör kuyusuna düşenler oluyordu.
Zamanla New York ve Paris’te yapılanyüksek apartmanlaraasansör konmaya başladı. Bundan en çok, bu apartmanların en üst çatı katlarında oturan bekâr talebeler, bohem artistler ve de hizmetçiler istifade ediyordu. Kibarlar, bu yeni buluşa pek deitimatedemediler. Asansör yayıldıkça, yüksek katlı binalar da arttı. Yanişehirlerin estetiğicihetinden hiç de iyi olmadı.
 
Türkiye’nin ilki
 
Memleketimizde ilk insan taşıyan asansör 1892 senesinin Ekim ayındaPera Palas’ta Fransız mimar Vallaury tarafından yapıldı. Orient Ekspresi ile İstanbul’a gelen yolcuların istifade ettiği bu asansör 5 kişi/400 kg kapasiteliydi. Hâlâ çalışan bu asansör, hiç kaza yapmamıştır. İstanbul’da 1900’lerin başında yaptırılanHıdiv Kasrı, ilk asansörlü mesken olarak bilinir.
 
 
Büyükada’dakiAnadolu Kulübü’nde 1936 senesinde Atatürk için Wertheim firmasına 4 kişilik ahşap kabinli hususi bir asansör yaptırıldı. Çelik konstrüksiyonla tutturulan asansör, ahşap ray usulüyle ve aküyle çalışırdı.Dolmabahçe Sarayı’na da Atatürk için hususi bir asansör yaptırılmıştır.
Vehbi Koç’un kayınbiraderi Emin Aktar, 1947’den sonra Schindler’in Türkiye mümessili olunca, bizde de asansör yaygınlaştı. Mobilyalı, kadife kaplı, kristal aynalı, akordeon kapılızarifasansörler, yerini modern modellere bıraktı.
 
Ayağı kırılınca…
 
İzmir’deki Karataş, eskiden taş ocağıydı. Bu sebeple sahil ile yukarıdaki Halilrıfat semti arasında biruçurumvardır. Eskiden beri sahille yukarıdaki Yahudi mahallesi arasındaki irtibat dik merdivenlerle temin edilir. Üstte Devidas ailesinin evi olduğu için, bunlaraDevidasların Merdivenleridenirdi. Altta ise Nesim Levi isimli tüccarın evi vardı. Devidasların babası bir gün düşüp ayağını kırdı. Bunun üzerine Nesim Levi, Avrupa şehirlerindeki gibi bir asansör yaptırdı. Pera Palas’tan sonra, memleketimizdekiikinciasansördür.
 
 
Tuğlaları Marsilya’dan geldi. İnşaat1907’de tamamlandı. 60 metre irtifalı zarif binada 55 metre seyir mesafesi olan iki asansör vardı. Asansörlerden biri buharla, diğeri elektrikle çalışıyordu. Parayla işliyor; geliri deKarataş Musevi Hastanesi’ne kalıyordu. 1942 senesinde satıldı. Yeni sahipleri asansörü işletemedi. Bir müddet âtıl kaldı. 1983’te belediyeye intikal etti. Üstündeki seyir terası, emsalsiz bir körfez manzarası arz eder...
 
Lizbon’un sembolü
 
7 tepeli Lizbon’dakiSanta Justaasansörü, şehre gelenlerin mutlaka ziyaret ettiği turistik bir eserdir. 1901’de, sakinlerinin ulaşmak için çok güçlük çektiği Baixa ve Bairro Alto semtlerini bağlamak için yaptırıldı. Neogotik tarzdaki asansöründekoruçok hoştur. 45 metre irtifası vardır. Mühendisi Paul Mesnier, Eyfel Kulesi’ni yapan Gustav Eiffel’in talebesidir...

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

İŞ BANKASI VE CHP

Gazi’nin CHP’ye vasiyet ettiği İş Bankası hisseleri öteden beri münakaşa mevzuu olmuştur. Bu hisselerin kaynağı daha da enteresandır...   Cihan Harbi’nde Os...

Borç yiğidin kamçısı mı? ŞU OSMANLI BORÇLARI MESELESİ

Sultan Abdülhamid, Düyûn-ı Umumiye idaresini kurmakla dış borçları indirtmeye ve fâizlerini kaldırtmaya muvaffak oldu. Böylece devleti mutlak bir uçurumun kenarında...

AVRUPA’NIN EN KANLI İÇ SAVAŞI: İSPANYA VE FRANCO

İspanyol iç savaşında milliyetçi güçlerin lideriydi ve komünist cumhuriyetçileri bozguna uğratarak, memleketinin bir Sovyet peyki vaziyetine düşmesini önlemişti. ...
Tüm Yazıları
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı