Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

Reklam yıldızının muhteşem villası

Ünal Bolat

Tarih: 2018-06-14 / Hit: 90

“Şefkat ve merhametli öğretmenlere rastlayan çocuklar şanslıdır, bizim gibi…”
 
Hayatta ise Allah uzun ömürler versin Sevim Hocam, aradan yıllar geçtiği hâlde hâlâ kendisini aradığım, hürmetlerimi arz ettiğim elleri öpülesi bir merhamet abidesiydi… Yetiştirme yurtlarında böylesi merhametli insanlar gerçekten çok az bulunurdu o yıllar… Ama bizim gibi böyle şefkat ve merhametli öğretmenlere rastlayan çocuklar şanslıydı. Biz de o Ramazan Bayramı bu şansı yakalayanlardandık…
Ramazan Bayramıydı… Dedi ki bize:
“Haydi çocuklar hazırlanın… Bir bayram ziyaretine gideceğiz bugün...”
“Yaşasın! Hayal bile edemediğimiz bir şey görecektik… Bir bayramlaşma yaşayacaktık hayatımızda ilk kez… İlk kez yetiştirme yurdundan çıkıp bir ev ortamı görecektik. Daha nice ilkleri yaşayacaktık, nasıl sevinmeyiz?
Ama biz çocuk aklımızla neyi ne kadar hayal edebilirdik ki? Hele de gittiğimiz yer bir reklam yıldızının villası olunca… O yıllarda hastanelerde asılı bir portre hemşire resmi vardı… Bu hemşire işaret parmağını dudaklarına değdirerek “sessiz ol” anlamında bir mesaj verirdi.
İşte biz, obayramda hastane koridorlarında resimleri asılmış olan bu reklam yıldızının villasına misafir oluyorduk… Ne kadar duygusal ve iyi kalpli bir insanmış ki o bayram yetiştirme yurdundan çocukları evinde ağırlamayı kabul etmiş… Bu kabul üzerine Sevim Hoca da bizleri alıp bu hemşire rolünde fotoğraf çektiren reklam yıldızının villasına götürmüştü…
Deniz kenarında çok güzel bir villaydı… Masallar ülkesindeki gibi bir geniş bahçe içinde tertemiz parke taşlar üzerinden geçerken iki taraflı rengârenk çiçeklerle bezenmiş bahçeden gözlerimizi alamıyorduk… Havuz ve fıskiye, biraz ötede özenle kondurulmuş çardak ve bahçenin renkleriyle uyum içinde kondurulmuş bembeyaz villa…
Villanın kapısından içeri girerken kalbimiz heyecandan küt küt atıyordu… Villanın içini tarif etmem imkânsızdı… Mobilyalar, yer döşemeleri, tavandaki tezyinat, avizeler ve dört bir yandaki biblolar küçük dilinizi yutmanıza sebep olabilecek kadar canlıydılar…
Muhteşem bir pencere… Açık pencereden elinizi uzatsanız dokunacakmış gibi ayağınızın altında duran deniz… Denizin kulakları dinlendiren hışırtısına gönüllü vokal yapan martıların sesleri… Ne biliyoruz Boğaz'ı seyredeceğimizi, ne biliyoruz villayı minik beyinlerimize resmedeceğimizi…DEVAMI YARIN

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Teşekkürler sana Umut

“Abi bozukluğun yok muydu? Daha işe yeni başladım. Sen ikinci müşterimsin...”   Ayakkabımı boyarken gelecekle ilgili hedeflerini sayan Umut’u dinlerken kend...

"Ayna gibi parlamazsa para yok"

“Elleri zift gibi kapkara boyaydı. İşini gayet güzel yaptığı her hâlinden belli oluyordu...”     “Boyayalım abi... Badem yağlı çift cilalı, parlamazsa p...

O ızdırabı hâlâ yaşıyorum...

“Cumhuriyet Savcısı olarak o zengin çocuğuna hiçbir şey yapamamanın yükünü hâlâ üzerimde taşırım...”     Ana kızın ifadesini aldığım dam evde tam bir se...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı