Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

İlk asırda mezhep var mıydı?

Fahrettin Tacar

Tarih: 2018-07-26 / Hit: 176

 

MENKIBE ............ SEYYİDLERE HÜRMET
Türkiye Gazetesi - 26 Temmuz 2018

Resûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) mübârek torunlarından Hazret-i Hasan’ın çocuklarına “Şerîf”, Hazret-i Hüseyin’in nesline de “Seyyid” denir. Bir çok memlekette; bilhassa ülkemizde pek çok seyyid ve şerîf vardır. İslâm âlimleri, Ehl-i beyt sevgisini, son nefeste îmânla gitmek için şart görmüşlerdir. Çünkü onlarda Resûlullah efendimizin zerreleri vardır. Hepsine kıymet vermek, saygı göstermek; hele hele bir ihtiyacını gidermek çok sevaptır.
* * *
Asırlar önce, Afganistan’da yaşayan bir kadıncağız zamanın Belh hükümdarına gider ve şöyle bir istekte bulunur:
- Ben seyyideyim! Çocuklarım var, biraz sıkıntıdayız, bize kalacak bir ev verebilir misin?
Hükümdar kadına sorar:
- Seyyide olduğuna dair bir vesikan var mı?
Diye sorunca, kadıncağız çok incinir ve komşusu olan bir Mecûsi’ye gidip ona da durumunu anlatır. Mecusi der ki:
- Hay hay, Hazret-i Muhammed’in torunları gelir de boş çevrilir mi hiç, al sana ev, al sana hizmetçi!..
Seyyide hanım da ona duâ eder.
Hükümdar, o gece rüyâsında Cennette sıra sıra köşklerin yanında Peygamber efendimizi görür ve; “Yâ Resûlallah! Bu köşkler kimindir?” diye suâl eder. Resûlullah efendimiz de, “Müslümanların” buyurur. Hükümdar; “Ben de Müslümanım.” deyince, Peygamber efendimiz “Vesikan nerede?” diye sorar...
Bu rüyâ üzerine hükümdar uyanır. Hatasını anlamıştır. Belh sokaklarında o seyyide hanımı arar. Onu bir Mecûsi’nin evinde bulur. Mecûsi’ye; “Ben ona ev vereceğim.” der. Mecûsi ona, “Geçti artık. Ben bu hanımın duâsıyla Müslüman oldum. Rüyâmda Muhammed aleyhisselâmı gördüm. Cennette Müslümanların köşkleri vardı. Bana; “Bu köşkler Müslümanların. Sana vesika sormak yok, geç şu köşke otur!” buyurdu. Seni de ne olmuşsa, saçını başını yoluyor gördüm. ‘Vesika! Vesika!’ diye kıvranıp duruyordun. Sabah rüyâmı anlattığım hanımım ve çocuklarım da, hepsi Müslüman oldular...”

Ahmet Demirbaş-TÜRKİYE GAZETESİ-21.05.2016


SOHBET........... İLK ASIRDA MEZHEP VAR MIYDI
Türkiye Gazetesi - 27 Temmuz 2018

Mezhep, gidilen yol demektir. Mezhep imamı demek ise, Kur’ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmiş olan din bilgilerini, Eshâb-ı kiramdan işiterek toplayan, kitaba geçiren büyük âlim demektir. Açıkça bildirilmemiş olan bilgileri de, açık bildirilmiş olanlara benzeterek meydana çıkarmışlardır.
Hadîka isimli çok kıymetli ilmihâl kitabında deniyor ki:
“Bilinen dört mezhep imamı zamanında, başka mezhep imamları da vardı. Bunların da mezhepleri vardı. Fakat, bunların mezheplerinde olanlar azala azala bugün hiç kalmadı.”
Eshâb-ı kiramın her biri müctehid, derin âlim, mezhep imamı idi. Her biri kendi mezhebinde idi. Hepsi de, mezhep imamlarımızdan daha üstün, daha çok bilgili idi. Mezhepleri daha doğru, daha kıymetli idi. Fakat, bunların kitapları olmadığı için, mezhepleri unutuldu. Dört mezhepten başkasına uymak imkânı kalmadı. “Eshâb-ı kiram hangi mezhepte?” idi demek; “Alay komutanı, hangi bölüktendir?” Yahut; “Fizik öğretmeni, okulun hangi sınıfı öğrencisidir?” demeye benzemektedir.
Hicretten 400 sene geçtikten sonra, mutlak ictihad yapabilecek kadar derin âlim kalmadığı, kitaplarda yazılıdır. Hadîka’da bildirilen hadîs-i şerîfte; “Yalancı, sapık din adamlarının çoğalacakları...” bildirilmektedir. Bunun için, Ehl-i sünnet itikadında olan her Müslümanın, bilinen 4 mezhepten birini seçerek ona uyması lâzımdır. Seçtiği mezhebin İlmihâl kitabını okuyup öğrenmesi, îmânını ve bütün işlerini buna uydurması lâzımdır.
Dört mezhepten birine uymayan kimse, Ehl-i sünnet olamaz. Buna Mezhepsiz ve Zındık denir. Mezhepsiz kimse, ya 72 bozuk fırkadan birindedir, yahut da kâfir olmuştur. Böyle olduğu, Bahrda, Hindiyyede, Tahtâvîde, İbn-i Abidînde, El-besâirde ve Ahmed Sâvî tefsirinde yazılıdır.

Osman Ünlü-TÜRKİYE GAZETESİ-10.01.2017


İçerik

 

 

 

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Damat böyle seçilmeli

Ölümü hatırlamak, insanı günah işlemekten korur ve ahirete zararlı olan şeylerden sakınmaya sebep olur. Hadîs-i şerîf Dünya, ahiretin tarlasıdır. ...

Peygamberimizin bazı duaları

  İnsanlar içinde, kadın üzerinde en fazla hak sahibi kocası, erkeğin üzerinde de anasıdır. Hadîs-i şerîf Cennet hanımlarının en üstünü; Hazret-i Hati...

İlmihâlin önemi

  İhlâs; bütün işleri, insanlara yaranmak için değil, Allahü teâlânın rızası için yapmaktır. Ali Sincârî “Rahmetullahi aleyh” SOHBET.............. ...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı