Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

ANDIMIZ VE TÜRKÇÜLÜĞE DAİR

Prof.Dr.Ekrem Buğra Ekinci

Tarih: 2018-11-05 / Hit: 24

Andımız’ın mimarı Reşit Galip, Türkçe ibadetten, Halkevlerine; üniversite reformundan İstiklal Mahkemelerine kadar çok inkılabın da başrol oyuncusudur. Çankaya sofrasında Gazi’ye kafa tutacak kadar da cüretkârdır...
 
Kemalist inkılabın ateşli simalarındanReşit GalipMaarif Vekili iken, 1933 senesi 23 Nisan’ı vesilesiyle sonradan çok münakaşalar doğuracak olan bir metin yazmıştı.Andımızdiye bilinen bu metin şöyledir: “Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam, küçüklerimi korumak; büyüklerimi saymak; yurdumu, budunumu canımdan çok sevmektir. Ülküm yükselmek; ileri gitmektir. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.” Gazi’ninçok beğendiğibu ant, Maarif Vekâletinin tamimiyle, o zamandan beri bütün mekteplerde her sabah çocuklara okutulmuştur.
12 Martdarbesinden sonra, 1972’de“budunum”kelimesi“milletim”oldu. Bir de paragraf eklendi: “Ey bugünümüzü yaratan ulu Atatürk! Açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim. Ne mutlu Türküm diyene!” 12 Eylül’den sonra“yaratan”kelimesi,“sağlayan”oldu. 1997’de de“yasam”tabiri,“ilkem”e dönüştürüldü.
 
Türk kime denir?
 
İlk ve Orta Çağ'daaynı ırktangelen insanlar bir arada yaşardı. Zamanla siyasî, ictimaî ve iktisadî sebeplerle, farklı ırktan da olsa insanlar bir araya geldiler. Bunlardan güçlü olan, dil ve kültür cihetiyle diğerine tesir etti; bu daasimilasyonayol açarak milletler teşekkül etti.
Türklere bu ismi verenÇinliler veRomalılardır.1071’den itibaren Anadolu’ya akanOğuzları da, Avrupalılar Türk diye anmıştır. Türkler kendilerine ne isim veriyordu? Muhtemelen hiç. Zira o zaman herkes kendi kabilesini bilir ve söylerdi.Oğuz, Oğuzdu;Kayı, Kayıydı. Kıpçak, Kıpçaktı; Uygur, Uygurdu... Aynı ırktan olmalarına rağmen, biraidiyethissine sahip değil idi. Bütün dünyada da böyleydi. Antik Çağ'da, aynı lisanı konuşan insanlarda birmillet şuuruaramak yersizdir.
Milletler kendilerini umumiyetle mensup olduklarıdinveyakültürle ifade ederdi. Alt kimlik olarak da ırkı bilmiştir. Bir Rum, evvela Ortodoks'tur. Modern devirde ise ulus-devletlerin,suni ırklarinşa etmesi kaçınılmazdı.Bu sebeple mesela hepsi Helen aslından olmayan, başka soylardan gelen, ama Rumca konuşan Ortodokslar,Yunanırkını teşkil etti.
 
Türkçülüğün esasları
 
Türk kelimesininetnik tarifolarak kullanılması Avrupa’daki milliyetçi cereyanların tesiriyledir. Leh milliyetçisi olup, Ruslardan kaçarak Osmanlı’ya sığınan sonra da Müslüman olarakMustafa Celâleddin Paşaadını alan Konstantin Borzecki (vefatı 1876) ve Nazım Hikmet’in dedesi olan oğluHasan Enver Paşa, Türklerin menşei üzerine ilk kafa yoranlardandır.
Osmanlı İmparatorluğu’ndakigayrimüslimleringiderek bağlarının zayıflamasını gören bazı entelektüeller, Garpçılık, Osmanlıcılık, İslamcılık gibi cereyanları bırakıp,başka bir fikrebağlandılar:Türkçülük... Bu, hem siyasî, hem kültürel manada Türk hüviyetinin öne çıkarılması manasına geliyordu. Avrupalılar bunlaraJön Türkadını verdi.
Balkan Harbi’nin felaketle neticelenmesi üzerine, Jön Türkler, artık dünyadaki bütün Türklerinsiyasî birliğiolarak anlamaya başladıkları ideolojiye iyiden iyiye sarıldılar. Bundaİsmail Gaspirinskigibi Rus esaretindeki Kırımlı ve Kazanlı entelektüellerin de tesiri oldu. Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Moiz Kohen, Mehmet Emin Yurdakul cereyanın en mühim mümessilleridir. Türklerin ideal yurdu, yeni ideolojiye de adını vermiştir:Turancılık...
 
Türkiye, Türklerindir!
 
Avrupa’dakifaşistfikirlerin de tesiriyle, Türkçülük, milliyetçilik olarak değil,ırkçılıkolarak anlaşılmaya başlandı. İmparatorluk böylece çözüldü. Baştaİslâmî bir jargonkullanan yeni rejim, bilahare ırkçı manasıyla Türkçülüğü,hakikiTürkleri rahatsız edecekderecede, resmî ideoloji hâline getirdi.
Türkiye artık birulus-devletidi; ama halkının beşte biri Türk ırkından değildi. Bunları ya yok ya da Türk saymak lâzımdı. Gazi’nin 1923’te Adana’da yaptığı konuşmada,“Bu memleket sizindir, Türklerindir”sözünde buna işaret vardır.
Gazi, 1926’da Reisicumhur Köşkü'nde İdman Cemiyeti'nin toplantısındaırk ıslahıprojelerinden bahsetmiş; 1927 tarihli 'Gençliğe Hitabe'de,“Ey Türk genci, muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur”sözüyle, bunu tebarüz ettirmiştir.“Güneş-Dil Teorisi”ve“Vatandaş, Türkçe konuş!”kampanyası,kafataslarınınölçülmesi, ‘Türk ırkı’nı, ‘Türk milleti’ hâline getirme projesinin parçasıdır.
II. Cihan Harbi devri, Turancılık yapacak zaman değildi. Turancılıktan bahsedenler, hapse atılıp işkence gördü. Zamanla Türk,“Türkçe konuşanlar”;“Türk'üm diyenler”ve nihayet anayasada da ifadesini bulduğu şekliyle,“Türkiye vatandaşları”için kullanılmaya başlandı.
12 Eylül’den sonraTürk-İslâm Senteziolarak bilinen resmî ideolojiye göre, Türk,“Türkçe konuşan Müslüman”idi.“Türk müsünüz, Müslüman mısınız?”sualine Türkeş, “Tanrı Dağı (7429 m) kadar Türk; Hira Dağı (281 m) kadar Müslümanım” diyerek, münakaşaya nokta koydu.
Geniş bir kesimde XXI. asırda hâlâ çocuklara 'Andımız' gibi faşizan bir metni okutmaktrajikomikbulunmakta; ırkçılık esasına dayalı olmaksızın milletin refah ve saadetini istemek; bunun için çalışmak manasına gelenTürk milliyetçiliğiile çağ dışı ideolojileri irtibatlandırmak irtica olarak görülmektedir.
 
Padişah Türk mü?
 
Türk kelimesinin bir desosyolojikmânâsı vardır. Türkler, Müslüman olduktan sonra, Müslüman olmayan ırkdaşları ile İslâmî kültürü zayıfgöçebeveköylülerhakkında Türk tabirini kullanmıştır. Anadolu’nun çok yerinde bu tabir, sıradan köylüler için kullanılmıştır. Bu çok normaldir. Klasik devirde, bir Türk'e,“Hangi millettensin?”dense, Müslüman olduğunu, sonra da belki mensubu bulunduğu aşireti söylerdi.
I. Cihan Harbi esnasında İttihatçı bir subayla genç bir asker arasındaki konuşma:
-Oğlum Türk müsün? -Hayır, Osmanlıyım. -Nece konuşuyorsun? -Türkçe. -Öyleyse Türksün. -Hayır efendim. -Ülen padişah da Türk? -Hayır, padişah Türk olamaz. (Rahmi Apak’ın Hatıraları)
 
Macarlar sayesinde
 
1918’deAlmanhâkimiyetinden kurtulmaları Macarları köklerini aramaya sevk etti. Bu sayede Türklerleakrabalıklarınıyeniden keşfedip ciddi araştırmalar yaptılar. Türkler de menşelerini büyük ölçüde Macarlar sayesinde öğrenebildiler. DünyadaTürkolojiilminin kurucusu Macarlardır.
 
 
 
 
Reşit Galip
 
Dr. Reşit Galip, ezanın yasaklanmasında; Türkçe ibadette; Halkevleri’nin kurulmasında; Dârülfünun’un kapatılarak nice ilim adamının sokağa atıldığı meşhur 'üniversite reformu'nda mühim rolü olan bir inkılapçıdır. Rodos’ta Alliance Israelite Yahudi mektebinde kız-erkek karışık okuduğu için açık fikirlidir. Maarif Vekili Esat Bey’e karşı 19 Mayıs’ta kızların şortla gösteri yapmasını müdafaa etmiş; bu sebeple Gazi, kendisini Çankaya sofrasından kibarca kovduğu hâlde, “Burası milletin sofrasıdır. Beni kovamazsınız” diye diklenince, Gazi, “O hâlde biz sofrayı terk ederiz” diyerek meseleyi uzatmamış; fakat sonra Esat Bey’in yerine Reşit Galip’i maarif vekili yapmıştır. Vasfi Rıza’nın “Evin, her yaptığı hoş görülen şımarık çocuğu” diye andığı Reşit Galip, İskilipli Atıf Hoca’yı asan İstiklâl Mahkemesi'nin de savcısıdır. Baskın Oran’ın büyük kayınpederidir.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

BÜYÜK HARP BİTELİ 100 SENE OLDU

914 sonbaharında harbe giden gençler, Noel’de evde olmayı umuyorlardı. Ne çare; harp4 sene sürdü. Çoğu, evini bir daha göremedi...   Avusturya Veliahdi'nin,...

ANDIMIZ VE TÜRKÇÜLÜĞE DAİR

Andımız’ın mimarı Reşit Galip, Türkçe ibadetten, Halkevlerine; üniversite reformundan İstiklal Mahkemelerine kadar çok inkılabın da başrol oyuncusudur. Çankaya sofr...

CUMHURİYET GERÇEKTE NE ZAMAN İLAN EDİLDİ?

Ankara hükûmeti, 23 Nisan 1920’den, hiç değilse saltanatın kaldırılmasından beri zaten cumhuriyettir. Ancak 29 Ekim 1923 tarihinin manası daha başkadır.   İ...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı