Hüsranla biten hikâye...

Ahmet Sağırlı

Tarih: 2017-05-10 / Hit: 604

Kemal Sunal'ın filmlerini her yaştaki insan birkaç defa seyretmiştir.
Repliklerini ezberleyenler var.
Fakat kimse neden bu kadar ilgi çektiğine dair mantıklı bir açıklama getiremez.
Özel olarak alıp seyretmez ama kanallarda rastladığı zaman bakmadan da edemez. En az üç jenerasyon ortak dili gibi olmuştur.
....
Geçen gün Kemal Sunal filmleri gibi akılda kalmayı hak eden bir film seyrettim.
Aslında film bile denmez.
Ama o konuyu o hâliyle işleyen adamı tebrik etmek lazım.
Filmin başrolünde İlyas Salman var.
Seyirciye sempatik gelmeyen bir isimdir.
Bu film onun adıyla anıldığı için bahsettiğim insanlar dudak büküyor..
Filmin konusu kısaca şöyle:
Almanya'ya ilk işçi kafilesinin gönderildiği yıllarda köyünde itibarı olmayan, sevilmeyen, hor görülen bir adam (İlyas Salman) bir hile yaparak başka birinin evrakıyla Almanya'ya gidiyor.
Orada düzenli bir işe giremiyor.
Fakat yemeyip içmeyip 8-10 senelik sefaletten sonra biriktirdiği parayla eski bir Mercedes alıp köyüne dönmeye niyet ediyor.
O Almanya'ya giderken burada statü sembolü sayılan o otomobiller artık yollarda bile yok.
Fakat o farkında değil.
İtibar göreceğini zannediyor.
Yol boyunca herkesle kavga ediyor.
İnsanların neden Mercedesini gördükleri hâlde kendisine ilgi göstermediklerini merak ediyor.
Mercedesine rağmen aşağılanmasının sebebini anlayamıyor.
3-4 günlük yolculuk sonunda köyüne girerken köy yolunda biçerdöverle çarpışıyor.
Hurdaya dönen ve yine çalışır hâlde olan aracıyla köye giriyor.. Köy eski köy değil.
Sevdiği kız evlenip gitmiş.
Kendisini hor gören komşuları şehre taşınmış.
Bunu tanıyan neredeyse yok gibi..
Konu çok basit gibi görünüyor ama bir insanın itibar denilen şeyin peşine düşmesi.. Sonunda hüsrana uğraması mükemmel resmedilmiş. Ağaoğlu'nun bir romanından uyarlanmış.
Bugün bile çok kimsenin seyrederken iç geçireceği sahneleri var.
....
İtibar aramayan mı var?
Düne kadar varlık sahibi olan çevresi olan, sözü geçen insanlar itibar sahibi zannedilirdi.
Ondan önce kariyer sahipleri için aynı şey söylenirdi.
Daha önce soy sop ilk şarttı.
Bir dönem makam sahipleri itibar görür zannedildi.
Şimdi insanların kafası biraz karışık.
Eğer siz de dudak bükmeyecekseniz bu filmi, bu çok basit filmi bir ara seyredin.
O basitlik içinde bilerek veya bilmeyerek o döneme çok güzel ayna tutmuşlar.
 
 
BAŞARI VE MUTLULUK
 
"Yaptığı işte mutlu ve aynı zamanda başarılı olan birisini tanıyor musun?" sorusunu Meltem Yaşar, şöyle cevaplandırmış:
"Başarılı bir sürü kişiyi tanıdım da, özlemini çektikleri bir şeyin eksikliği hep var gibi üzerlerinde. Hep başka hayaller, hep ‘emekli olunca…’ diye başlayan planlar… O insanların mutluluğundan şüphe ettiriyor insana."

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Hüsranla biten hikâye...

Kemal Sunal'ın filmlerini her yaştaki insan birkaç defa seyretmiştir. Repliklerini ezberleyenler var. Fakat kimse neden bu kadar ilgi çektiğine dair mantıkl...

Şehirle beraber büyüyen çocuklar...

Musevilerin bir geleneğinden söz edilir. Musevi bir aile çocuğu olduğu zaman ona şehrin epeyce dışından bir arsa (veya tarla) alırmış. Çocuk 18-20 yaşına ge...

Yaşanmış istihbarat fıkrası...

Süleyman Demirel'in yasaklı olduğu yıllardı. Tuzla'daki evine sık gelirdi. Ben de ara sıra uğrardım. Telefon et öyle gel, derdi. Aradığım zaman kendimi tanı...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı