Türkiye-ABD ilişkileri nereye?..

İsmail Kapan

Tarih: 2017-09-12 / Hit: 16

Dün 11 Eylül idi. Bugün de 12 Eylül… Her iki tarihin de, Türkiye-ABD ilişkilerinde kırılmaların başlangıcı olduğuna dikkat isterim! 11 Eylül’ün dün 16. yılı idi. 12 Eylül üzerinden de 37 sene geçti…
 
 
12 Mart 1947… ABD Başkanı Harry S. Truman’ın, Kongre’de yaptığı ve daha sonra literatüre“Truman Doktrini”olarak geçecek olan konuşma ile başlayan süreç. Yani Türkiye ile ABD arasında, günümüze kadar dalgalı deniz misali, inişli-çıkışlı olarak gelen ikili ilişkilerin, yetmiş yıllık seyrinin başladığı nokta… 12 Mart 1947, II. Dünya Harbi sonrasında; ideolojik olarak iki ana bloka ayrılıp şekillenen dünyanın,“Soğuk Savaş”dönemi diye adlandırılacak olan yeni düzeninde, ABD ile ikili ilişkilerin başladığı tarih. 12 Mart 1971’e gelindiğinde bu ilişkiler farklı bir boyut kazanmıştır. Zira ABD cenahından, Türkiye’yehaşhaşekimi konusunda çok büyük baskılar gelmekte, devrin başbakanı olanSüleyman Demirelve AP Hükûmeti, Nixon’un“Sultanahmet Camiini bombalarız…”raddesine varan tehditlerine direnmektedir… Ancak bir yerden sonra, zinde kuvvetler devreye sokulacak ve sudan bahanelerle o mahut12 Mart Muhtırasıverilerek hükûmet devrilecektir… Akabinde, CHP’den istifa ettirilerek bir günde bağımsız ve tarafsız(!) hâle getirilen,Nihat Erimbaşkanlığında kurdurulan hükûmetin bir tek asli görevi vardır… Binlerce Türk çiftçisinin geçim kaynağı olan haşhaş ekimini yasaklamak. Dünya Bankasından gönderilenAtilla Karaosmanoğlugibi teknokratların yer aldığı hükûmet, fazla uzun ömürlü olmayacak, iki-üç ay içinde yeni hükûmet bunalımı baş gösterecektir…
ABD ile ilişkileri yukarıda dalgalı deniz misaliyle anlatmaya çalıştık. Aslında 1971’den önce de defalarca bu dalgalanma yaşandı. MerhumMenderesdöneminde, 1950’lerin sonunda ve Amerikan patentli olduğundan hiç şüphe duyulmayan 27 Mayıs Darbesi ile sonrasındaİsmet İnönüdöneminde bu dalgalanmalar hep yaşandı. Mesela Haziran 1964 yılındakiJohnson Mektubu… Türkiye’nin dış politika tarihindeki en sıkıntılı dönemlerden biridir. Ondan on yıl sonra,1974 Kıbrıs Harekâtısebebiyle ülkemize uygulanan silah ambargosu… Ki, bu ambargo hâlâbazı yönleriyle devam etmektedir. Evet…1960 Darbesi, 1971 Muhtırasıderken peşinden sökün eden12 Eylül 1980 Darbesi!Hani şu CIA istasyon şefinin BaşkanJimmy Carter’a“Bizim çocuklar yaptı…"dediği darbe!.. Üzerinden 37 sene geçti, ama tahribatı hâlâgiderilemedi. Ondan sonra da kaç tane gizli-açık müdahale tezgâhlandı, hepsini anlatmak için ciltlerle kitap yazmak gerekir.
Gelelim 11 Eylül’e… Amerika’nın küresel menfaatlerine göre dünyayı yeniden dizayn etmek üzere,“AMERİKAN YÜZYILI”olarak tasarlanan veBaba Bushtarafından“YENİ DÜNYA DÜZENİ”diye lanse edilen;Birinci Körfez Savaşıile de ilk tatbikatı yapılan proje, istenildiği gibi yürümedi. Bunun üzerine B ve C planları raftan indirildi… Yeni tezgâhlar, yeni kirli oyunlar gerekiyordu!.. Amerika gibi, en az on altı ayrı istihbarat teşkilatının bulunduğu ve devletin haberi olmadan sineğin uçamadığı bir ülkede, bir saat için dört ayrı uçak (Bazı rivayetlere göre yedi) kaçırılabiliyor. Yerseniz tabii! Bu uçaklardan ikisi New York’taki Dünya Ticaret Merkezine, diğeri ABD’nin en iyi korunduğu söylenen Pentagon binasına çarptırılıyor. Neyse ki, dördüncüsü Beyaz Saray’a çarptırılmadan düşürülüyor. İşte bu“BİN YILIN TERÖR OLAYI"ndan sonra, Amerika malum projelerini hayata geçirmek için aynı gün düğmeye basıyor. Önce terörle mücadele kılıfı içinde Afganistan bombalanıyor ve daha sonra NATO güçleri eşliğinde işgal ediliyor. Bir müddet sonra da Irak işgal edilecektir…
11 Eylül 2001 saldırısı ile kılıfı hazırlananIrak İşgaliöncesinde ve sırasında, Türkiye-ABD ilişkileri fena hâlde gerilecektir. Öyle ki, ABD hesabına çalışan kiralık kalemler,“Bundan sonra Beyaz Saray’ın telefonları Türkiye için hep meşgul çalacaktır…”diye tehdit savuracaktır. Nitekim askerlerimizin kafasına çuval geçirme hadisesi dâhil pek çok şey yaşandı. Ancak sonunda Amerika şunu anlamış oldu. Türkiye ne Afganistan ve ne de Irak’a benzemiyordu… ABD bunu gördü ve anladı ve zaman içinde ilişkileri zehirleyen tavırlarının en azından bir kısmını terk etti...
Şimdilerde yine başta Suriye meselesi olmak üzere, Amerika ile aramızda çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Son olarak, mayıs ayındaki ziyaret sırasında; ABD polisinin engellemediği PKK militanları saldırısına, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korumalarının müdahale etmesi üzerine açılan dava ve yine korumalara konulan silah ambargosu… Devamındaeski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayaniçin çıkarılan tutuklama kararı. Amerika bütün bu davranışlarla bir“ZORBA DEVLET”görüntüsü veriyor. Üstelik bu zorbalığı hukuk diye yutturmaya kalkışıyor. ABD Yönetimi ve yargısı,“küresel imparatorluk”rüyasının bittiğini anlamak ve kabul etmek istemiyor. Ama anlayacaklar. Bu minvaldeTürkiye’nin de eski Türkiye olmadığını öğrenecekler.Bunu ne denli anlarlarsa, ikili ilişkiler o derece sağlıklı bir konuma gelir!..

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Birleşe-memiş Milletler!

En az altmış milyon insanın ölümüne sebep olan İkinci Dünya Savaşı sonrasında, sözde barış düzeninisağlamak ve korumak maksadıyla, Birleşmiş Milletler diye bir teşk...

Dikkat! Çok tuzak var…

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesi dolayısıyla yaşanan olaylar, çok tehlikeli bir durumun habercisi. Sosyal barışı bozmaya yönelik ço...

Türkiye-ABD ilişkileri nereye?..

Dün 11 Eylül idi. Bugün de 12 Eylül… Her iki tarihin de, Türkiye-ABD ilişkilerinde kırılmaların başlangıcı olduğuna dikkat isterim! 11 Eylül’ün dün 16. yılı idi. 12...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı