Hasta ziyaret etmek, adak olur mu?

Osman Ünlü

Tarih: 2017-09-13 / Hit: 49

Adak edilen şeyin, farz veya vacib olan bir ibadete benzemesi lazımdır...
 
Sual: Bir kimse, şu işim olursa falan hastayı ziyaret etmek adağım olsun dese, bu hastayı ziyaret etmek adak olur mu ve yerine getirilmesi gerekir mi?
Cevap:Adak edilen şeyin, farz veya vacib olan bir ibadete benzemesi ve başlı başına bir ibadet olması lazımdır. Mesela, abdest almak, ölü kefenlemek başlı başına ibadet olmadıklarından adak olamaz. Hasta ziyaret etmek, cenaze taşımak, gusül etmek, cami içine girmek, Kur’ân-ı kerimi tutmak, ezan okumak, mektep, okul bina etmek, yapmak, cami bina etmek, yapmak da ibadet ise de, başlı başına ibadet değildir. Nezir, adak olunmazlar. Nezir, adak edilen şeyin benzemesi lazım olan farzın, vacibin başlı başına ibadet olması lazım değildir. Mesela, bir şey vakfetmeyi adamak caizdir. Çünkü vakıf, Müslümanlar için cami bina etmeye, yapmaya benzemektedir. Cami yapmak, başlı başına bir ibadet değil ise de, vakıf başlı başına ibadettir. Mesela, abdest almak, başlı başına ibadet olmayıp, başlı başına ibadet olan namazın bir şartıdır. Ölüyü kefenlemek de, cenaze namazının kabul olması için şarttır. Ölünün setr-i avreti, yani örtülü olması, cenaze namazının şartıdır.
***
Sual: Her Arapça bilen, dinîkonularda yazılmış olan Arapça kitapları anlayabilir ve bunları tercüme edebilir mi?
Cevap:Arapçayı bilmek, Arapça yazılmış bir kitabı tercüme etmek ve anlamak için gerekli ise de yeterli değildir. Çünkü birçok kelimeler, her ilimde, başka manaya kullanılır. Mesela, zalimler kelimesi tefsir ilminde, kâfirler demektir. Fıkıh ilminde, başkasının hakkına saldıran kimselere denir. Tasavvufta ise, ayrı manası vardır. O hâlde, bir ilme ait bir kitabı okuyup anlayabilmek için, önce kelimelerin bu ilimdeki hususi manalarını bilmek lazımdır. Birkaç sene Mısır'da, Bağdat’ta bulunup da argo lisanı Arapça öğrenenlerin ve eline bir cep lügati alıp da, Kur’ân-ı kerimi ve hadis-i şerifleri tercümeye kalkışan yeni din âlimlerinin, para kazanmak için yaptıkları tercüme ve tefsirler, bozuk ve zararlı olmaktadır. Bir tasavvuf âliminin huzurunda, senelerce dirsek çürütüp, emek verip, pişmeden, olgunlaşmadan, Mesnevî okutan, tasavvuf kitapları tercümesine kalkışan tarikatçıların sözleri ve yazıları da, yanlış ve çok zararlı olmaktadır ve bu zararlar da görülmektedir.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Namazda avret yerini örtmek

Namazda ve namaz dışında, avret yerini başkalarının görmemeleri için, örtmek farzdır.   Sual: Kadın olsun, erkek olsun namaz kılarken örtülmesi gereken yerl...

Camiye sağ ayak ile girilir

Camiye sağ ayak ile girilir ve camiden çıkarken, önce sol ayak ile çıkılır.   Sual: Camiye girerken, çıkarken, elbise, ayakkabı giyerken, çıkarırken, sağdan...

Farz ile vacip arasındaki fark

“İnanması, yapması farz olan emirlere Farz denir. Farz olduğuna inanmayan, kâfir olur." Sual: Farz ve vacip arasında ne gibi bir fark vardır? Ceva...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı