“İkisi için bir adak adayın”

Vehbi Tülek

Tarih: 2017-09-13 / Hit: 82

Sarı Yakub hazretleri fıkıh, kelâm, hadîs âlimi, yüksek hâller sahibi velîdir. Konya’da doğdu. 833 (m. 1429)’da aynı yerde vefât etti. Dinin emir ve yasaklarını bildirmekte çok gayretli idi. Buyurdu ki:
“İnsan (Hel etâ) sûresi sekizinci âyet-i kerîmenin nüzûl (inme) sebebini, âlimler şöyle bildirirler:
Bir zaman, Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin (radıyallahü anhüma) hasta olmuşlardı. Resûlullah efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), Eshâb-ı kirâm ile torunlarını ziyârete gitti. Hazret-i Ali ve Hazret-i Fâtıma’ya (radıyallahü anhüma) hitaben; “Bu iki ciğer köşeleriniz için bir adak adayın” buyurdular. Onlar da, Fıdda ismindeki hizmetçileri ile beraber, çocukları sıhhate kavuşursa, Allahü teâlânın rızâsı için, üç gün oruç tutacaklarını nezrettiler (adadılar). Hazret-i Hasan ve Hazret-i Hüseyin sıhhat bulunca, yiyecek bir şeyleri olmadığı için, Hazret-i Ali, bir Yahudi’den üç sa’ (12,6 litre hacmindeki kab dolusu) arpa borç aldı. Üçü de nezirlerini yerine getirmek için oruç tutmaya başladılar. Arpanın üçte birini hizmetçileri öğütüp, beş tane ekmek pişirdi. Çünkü hepsi beş kişi idiler, iftar vakti Hazreti Fatıma (radıyallahü anha), ekmeklerin her birini hazret-i Ali’nin, Hasan ve Hüseyin’in, hizmetçileri Fıdda’nın ve birini de kendisinin önüne koydu... Kapıya bir miskin geldi (Miskîn, bir günlük yiyeceği bile olmayan fakire denir.) “Ben Müslüman fakirlerinden biriyim. Açım. Yemek istemeye geldim” dedi. Önlerindeki beş ekmeği de miskine verdiler. Kendileri su ile iftar edip, ertesi gün için oruca niyet ettiler...
Ertesi gün hizmetçi, kalan unun yarısını öğüttü. Bu undan beş tane ekmek pişirip iftara hazırladı, iftar vakti oldu. Tam ekmekleri yemeye başlayacaklardı ki, kapıya bir yetim gelip yemek istedi. Beşi de ekmeklerini o yetime vererek, yetimi sevindirdiler. Kendileri su ile iftar edip, ertesi gün oruca niyet ettiler...
Üçüncü gün, hizmetçi, arpanın kalan kısmını öğütüp, beş tane ekmek yaptı. İftar vakti ekmekleri yiyecekleri sırada kapıya birisi gelip, esir olduğunu, üç gündür birşey yemediğini söyleyince, ellerindeki ekmekleri buna verdiler. Resûlullah efendimiz bunların hâllerini, açlıklarını haber alınca çok üzüldüler. Sonra Cebrâil aleyhisselâm geldi. “Yâ Resûlallah mübârek olsun. Hak teâlâ Ehl-i beytin hakkında âyet-i kerîme gönderdi” diyerek, insan (Hel etâ) sûresini okudu.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

"Onlar, Resûlullahın vefakâr iki dostudur"

"Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer’i müttekî müminler sever! Rezil ve alçaklar da onlara kin tutar."   Ebü’l-Kâsım Lâlkâî hazretleri kelâm, hadîs ...

En büyük mucize Kur’ân-ı kerîmdir

İnanmayanlar, Kur’ân-ı kerîmin en kısa bir sûresinin benzerini bile getirmekten âciz kalmışlardır.   Menteşeli Hızır Şâh hazretleri Sultan İkinci Murâd Hân ...

"O, dünyânın en büyük hatibi idi"

“Allahü teâlâ Ali’ye rahmet eylesin. Allahü teâlâya yemîn ederim ki, o, hidâyet sancağı idi... Ali bin Ebî Bekr Heysemî hazretleri hadîs âlimidir. 735 (m. 1335...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı