"Bundan başka şeref ararsak!.."

Ahmet Demirbaş

Tarih: 2017-10-13 / Hit: 50

"Biz daha önce zelîl ve hakîr bir kavimdik. Allahü teâlâ, bizleri Müslümanlıkla şereflendirdi. Bundan başka şeref ararsak, Allahü teâlâ bizi zelîl eder, her şeyden aşağı eder..."
 
Bazı kimseler şerefi; mal, mülk sahibi olmakla, mevki, makama kavuşmakla olacağını sanmaktadır. Halbuki mal sahibi olmak, çok zengin olmak da üstün, şerefli olmayı, gerektirmez. Kârun'un çok malı vardı. Malı ile beraber kahrolup gitti.
Geçici olarak sahip olunan servet ile, mal ile kibirlenmek çok çirkindir. Zira varlığı ile kibrettiği malı telef olur, evi yıkılır da kendisi açıkta kalır.
Mal ile, evlatile, mevki ile ve rütbe ile tekebbür etmek, kibirlenmek insana hiç yakışmaz. Çünkü bunlar, kendinde bulunan üstünlükler değildir. Gelip geçen, kendinde kalmayan, insandan çabuk ayrılan şeylerdir. Bunlar ahlâksızlarda, kötü kimselerde de bulunur. Bunlar üstünlük olsalardı, bunlara kavuşmayanların ve kavuşup da ayrılanların, çok aşağı kimseler olmaları lâzım gelirdi.
Mal ve mevki, makam hırsı kalphastalıklarından, yani kötü huylardandır.Şu hadîs-i şerîfler"Hubbürriyâset"yâni baş olmak, amir olmaksevgisininzararlarını açık bir şekilde bildirmektedir:
(İnsana zarar olarak, din ve dünya işlerindeparmakla gösterilmesi yetişir.)
(Medholunmayı sevmek, insanı kör eder ve sağır eder. Kabâhatlerini, kusurlarını görmez olur. Doğru sözleri, kendisine yapılan nasîhatleri işitmez olur.)
Mal, mülk, makam gelip geçici şeyler olduğu için üstünlük sebebi değildir.Gerçek manada şerefin ne olduğunuhazret-i Ömer'in şu menkıbesi bizlerene güzelanlatıyor:
Hazret-i Ömer Şam'ı ziyaret ettiğinde, ordusunun kumandanı Ebû Ubeyde bin Cerrâh hazretleri büyük bir kalabalıkla karşıladı. Hazret-i Ömerile kölesi beraberlerindeki tek deveye nöbetleşe biniyorlardı. Şehre girişte, sıra köleye gelince Halîfe devesinden indi. Yerine kölesi bindi. Devenin yularından tuttu. Ayakkabılarını çıkarıp deredeki sudan geçti. Uzaktan bakan, deve üstündeki köleyi Halife, devenin yularını tutanhazret-i Ömer'i ise köle zannediyordu. Bunu gören Ebû Ubeyde bin Cerrâh dedi ki:
-Efendim, bütün Şamlılar, bilhassa Rumlar, Müslümanların halifesini görmek için toplandılar. Size bakıyorlar. Bu yaptığınızı nasıl izâh edebilirsiniz? Sizi köle zannedecekler!..
Hazret-i Ömer'in bu sözlere verdiği cevap, tarihe şu altın harflerle geçti:
-Yâ Ebû Ubeyde! Senin bu sözünü işitenler, insanın şerefini, vasıtaya binerek gitmekte ve süslü elbise giymekte sanacaklar. Biz daha önce zelîl ve hakîr bir kavimdik. Allahü teâlâ, bizleri Müslümanlıkla şereflendirdi. Bundan başka şeref ararsak, Allahü teâlâ bizi zelîl eder, her şeyden aşağı eder!..

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

"Bizim yolumuzun esası halka hizmettir"

Ubeydüllah-i Ahrâr hazretleri buyurdu ki:"Ben bu yolu, tasavvuf kitaplarından değil, halka hizmetten elde ettim. Herkesi bir yoldan götürürler. Bizi hizmet yol...

"Sana yazıklar olsun ey Firavun!.."

Hanımının Mûsâ aleyhisselâmın dinine girdiğini anlayan Firavun çılgına döndü. Kendisine şöyle dedi:"Eğer bundan vazgeçmezsen, sen de Mâşite gibi ölümü tadarsın...

Tefsir kitabından din öğrenilmez!..

Kur'ân-ı kerîmin manasını da yalnız Muhammed aleyhisselâm anlar.Eshâb-ı kirâmın, ana dili Arabî olduğu hâlde, bazı âyetleri anlayamaz, Resûlullaha sorarlardı... ...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı