“Osmanlı gitti huzur bitti"

Mustafa Necati Özfatura

Tarih: 2017-10-13 / Hit: 27

İnkârı mümkün olmayan gerçek şu ki;ABD'nin bir ortak müttefik ve stratejik ortak gibi davranmamasıdır... Geçmişte “Çekiç Güç”ü topraklarımızda barındırmakla büyük hata işledik. Çekiç Güç'ün varlığının PKK’ya hareket ve gelişme sağladığı fikri Türk Silahlı Kuvvetlerinin en üst düzey komutanlarınca açıkça ifade edildi.
Orgeneral Eşref Bitlis bu raporu sebebiyle şehit edildi. Türkiye o tarihte siyasi, ekonomik ve askerîolarak ABD’ye bağlı idi. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetlerinin silah ihtiyacının yüzde 70’ini kendimiz üretiyoruz. Birinci Dünya Savaşı sırasında S. Arabistan’da müzesi bulunan ve sevilen İngiliz casusu Lawrence, Vehhabileri ve bazı Arap aşiretlerini Osmanlıya karşı gerçekleşmeyen hayallerle isyana sürükledi.
İsveç’in eski başbakanlarından Carl Bildt’in teşhisi şudur: “Osmanlı gitti huzur bitti. Orta Doğu ülkeleri bunun bedelini taksit taksit çok ağır ödüyor.”
1916 yılında İngiltere, Lawrence’e Türkler ile Kürtler arasına nifak sokması görevini verince Lawrence bir rapor hazırladı:“Türkler ile Kürtler etle tırnak gibi bir bedendir. Bu ancak yüz yıl içinde yapılabilir. Bunu ben değil yerli Lawrenceler yapabilir...” Bu görüşü önemlidir. Bunun için çok sayıda yerli Lawrence görev almıştır.
Barzani’nin bağımsızlık referandumu aslında bağımlılık referandumudur. Birleşmiş Milletler anayasasına göre “Self determination” hakkı vardır. Ama 5. Maddeye göre “Devletin ve devletlerin ülke bütünlüklerinin korunması şartı ile” Mondros Ateşkes Antlaşmasına göre: “Taraflar ateşkes öncesinde hangi bölgelerde askerîvarlık gösteriyorsa kurulacak yeni ülkelerin (Türkiye’de yeni kurulan devlettir) Sınırları da o bölgelerden geçecek.” O tarihte Musul ve Kerkük ve daha niceleri Osmanlı sancağı idi. Musul 1926 Ankara Antlaşmasıyla Irak’a bırakıldı. Ancak Türkiye bunu Musul ve Irak’ın sınırlarında değişiklik olmaması kaydıyla yaptı. Türkiye ve Irak sınırının değişmemesi burada ana şarttı. Türkiye Ankara Antlaşmasındaki statü değişti diyerek bu bölgenin geleceğini belirlemede hak talep edebilir. Türkiye tarihsel gerçeklere ve uluslararası hukuka göre bunu talep edebilir.” (Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin)
Türkiye-Rusya ve İran’ın Astana’da Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda uzlaşmaya varması üzerine 1916’da İtilaf Devletleri tarafından çizilen Sykes (İngiliz) Picot (Fransız) dışişleri bakanlarının haritasının yeniden hayali sona erdi.
Kuzey Irak’ın bağımsızlığı Lozan Antlaşmasına da aykırıdır.
Büyük Kürdistan hayali yalnız Türk-Kürt-Arap-İran değil bölgesel ve bilahare küresel bir savaşın sebebi olacaktır. Bu hayal, büyük bir felakete dönüşecek ve bu felakete sebep olanlar hezimete uğrayacaktır...

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Barzani’nin çöküşü

Barzani'nin,siyasi iktidarının devamı için bağımsızlık referandumuna gitmesi son derece hatalı idi. ABD’yi dinlemedi. ABD Dışişleri "şartlar olgunlaşsın ilan e...

Barzani’nin Kerkük hüsranı

İsrail hariç bütün ülkelerin samimi ya da gayri samimi karşı olduğu bağımsızlık referandumunun birkaç gün öncesi Barzani’nin Yahudi lobisi mensubu olan danışmanının...

“Osmanlı gitti huzur bitti"

İnkârı mümkün olmayan gerçek şu ki;ABD'nin bir ortak müttefik ve stratejik ortak gibi davranmamasıdır... Geçmişte “Çekiç Güç”ü topraklarımızda barındırmakla büyük h...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı