Şeytanın vesvesesinden müttekîler uzak kalır...

Vehbi Tülek

Tarih: 2017-10-13 / Hit: 49

"Allahtan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman, Allahı ve azâbını düşünürler."
 
Ebû Sa’îd İstahrî hazretleri Şafiî mezhebinin büyük fıkıh âlimlerindendir. 244 (m. 858)’de İran’da İstahr şehrinde doğdu. Birçok âlimden ilim tahsil edip kıymetli eserler yazdı. Abbasî halifesi Muktedir-billah, onu Sicistan kadılığına tayin etti. Sonra Bağdâd Muhtesibliğine getirildi. 328 (m. 940)’da Bağdâd’da vefât etti.
Ebû Sa’îd-i İstahrî, Semûd kavminin medeniyeti hakkında şunları bildiriyor:
Allahü teâlâ Şuarâ sûresi 146-152. âyetlerinde, Sâlih aleyhisselâmın kavmine meâlen şöyle nasîhattebulunduğunu haber verdi: “Ey kavmim! Siz burada(müşrik olduğunuz hâlde, ölümden, âfetten) emînolarak bırakılır mısınız? Bu bahçeler, bostanlar, pınarlar, ırmaklar, ekinler, meyvesihoş hurma ağaçları içinde(kalır mısınız?).Bir de ince sanatla, dağlardan hayrete değer evler yontuyorsunuz(Bunların içinde şirk üzere ebedî kalır mısınız?)Şu hâlde Allahtan korkunuz ve bana itaat ediniz! Ve yeryüzünü fesada verip, ıslahına çalışmayan şu müşriklerin sözlerine kapılmayınız!”
Semûd kavmi zamanında, Medine ile Şam arasındaki Vâdi-ül-kurâ havâlisi, bir medeniyet beşiği idi. Dağların içinde oydukları meskenler, ince birer sanat eseri hâlindeydi. İstahrî, taştan dizilmiş bu evleri gördüğünü söyleyerek şöyle anlatıyor: “Semûd kavminin bu evleri bizim evlerimiz gibi tam teşkilâtlı ve dağlar gibi yüksektir. Uzaktan bakıldığında, bu evler birbirine bitişik sanılır. Fakat biraz ortalarına doğru varılınca, bunlardan her birinin birbirinden ayrı birer kâşane (saray) olduğu görülür, etrâfları dolaşılabilir. Fakat yukarısına kadar çıkmakta çok güçlük çekilir.”
Ebû Sa’îd hazretleri, vefatından kısa bir zaman evvel buyurdu ki: Allahü teâlâ A’râf sûresinin ikiyüzbirinci âyet-i kerîmesinde meâlen;“Allahtan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman, Allahı ve azâbını düşünürler. Bir de hemen bakarsın ki, onlar doğru yolu bulup şeytanın vesvesesini atmışlardır bile”buyuruyor. Yani müttekîler, kendilerine şeytandan bir şey isâbet edince ve onun vesvesesinin farkına vardıkları zaman, Allahü teâlânın emrini ve yasaklarını hatırlarlar. Doğruyu görüp, şeytanın vesvesesinden uzak kalırlar.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

"Sana söz getiren senden de götürür!"

"Kalk ey fâsık, getirdiğini geri götür. Çünkü getiren, götürücü olur, yanisöz getiren, söz götürücü olur...”   İbn-ül-Hanbelî hazretleri Hanbelî âlimle...

"Yanınızdan ayrılmayan kimseler vardır!.."

“Avret yerinizi açmayınız!(Yani, yalnız iken de açmayınız.)Çünkü, yanınızdan hiç ayrılmayan kimseler vardır..."   Abdân bin Muhammed Mervezî hazretleri...

İmânı zayıf olanlar şeytana aldanırlar!..

Şeytan, ölümhastasımüminin îmânını çalmak, onun imansız ölmesini sağlamak için yanına yaklaşır!.. Mûsâ bin Ahmed Tübbâî hazretleri evliyanın büyüklerindendir...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı