Saadet Güneşi : Seadeti Ebediyeye Kavuşturacak İlmi ve Dini Bilgiler

Robert koleji ve ermeniler

Fahrettin Tacar

Tarih: 2018-09-28 / Hit: 379

 


TARİH............. ROBERT KOLEJİ VE ERMENİLER
Türkiye Takvimi - 28 Eylül 2018

Bi­zim Ame­ri­ka­lı­lar­la ilk ta­nış­ma­mız 1797 yı­lın­da İz­mir limanın­da ol­du. Üç yıl son­ra ABD ile Dev­let-i Ali­ye ara­sın­da bir ant­laş­ma im­za­lan­dı; Ame­ri­ka­lı­la­ra birta­kım im­ti­yaz­lar ve­ril­di. O çer­çe­ve için­de ABD, Os­man­lı’da­ki Er­me­ni­le­rin hi­ma­ye­si­ni ken­di üze­ri­ne al­dı. Er­me­ni va­tan­daş­la­rı­mı­zı okut­mak için Har­put’ta, Si­vas’ta, Kay­se­ri’de, Van’da, Ma­raş’ta, Ada­na’da ko­lej­ler aç­tı. Son­ra, İs­tan­bul’a Ro­bert Ko­le­ji­ni kur­du­lar ve 1863 yı­lın­da sa­de­ce dört öğ­ren­ciy­le eği­ti­me baş­la­dı­lar.
Ro­bert Ko­le­ji, 43 yıl için­de 8.582 ki­şi­yi me­zun et­ti. Bun­la­rın 2.729’u Er­me­ni, 2.437’si Rum, 1.971’i Bul­gar, 1.427’si ise Av­ru­pa’dan ge­len Hıris­ti­yan ço­cuk­la­rıy­dı.
Ro­bert Ko­le­ji sa­de­ce 17 Türk öğ­ren­ci­si okut­tu. On­lar­dan da sa­de­ce bi­ri me­zun ol­du; Tev­fik Fik­ret’in oğ­lu Ha­luk. Ha­luk Ame­ri­ka’ya gi­de­rek Pa­paz­lık mes­le­ği­ni seç­ti. Pa­paz ola­rak ya­şa­dı ve öl­dü. İlk Türk kız öğ­ren­ci ise, Ha­li­de Edip Adı­var’dır.
Ro­bert Ko­leji’nden me­zun olan 2 729 öğ­ren­ci­nin bir kıs­mı da Ame­ri­ka’ya yer­leş­ti. Bu­gün­kü Er­me­ni lo­bi­si, Ame­ri­ka­lı­la­rın, bi­zim ül­ke­miz­de­ki okul­lar­da ye­tiş­tir­dik­le­ri Er­me­ni genç­le­ri­nin eser­le­rin­den­dir.
Ya­vuz Bü­lent Bakiler
(Not: Kolejin in­ter­net si­te­sin­de; “Ro­bert Ko­leji, 1863 yı­lın­da Be­bek’te Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri dı­şın­da­ki ilk Ame­ri­kan oku­lu ola­rak ku­rul­muş­tur. Okul, zen­gin bir Ame­ri­ka­lı olan Chris­top­her Ro­bert ve İs­tan­bul’da bir fı­rın, bir ça­ma­şır­ha­ne ve bir de okul iş­le­ten Cyrus Ham­lin ta­ra­fın­dan Er­me­ni­le­re eği­tim ver­mek üze­re ku­rul­muş­tur.” de­nil­mek­te­dir.)


GÜNÜN TARİHİ...........ERMENİLERİN BOZGUNU
Türkiye Takvimi - 28 Eylül 2018

Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu’nun I. Dün­ya Sa­va­şı so­nun­da ga­lip­ler ara­sın­da pay­la­şıl­ma­sı­nı fır­sat bi­len Er­me­ni­ler, bun­dan bir his­se ko­pa­ra­bil­mek için Er­me­nis­tan’dan do­ğu il­le­ri­mi­ze doğ­ru ilerle­me­ye baş­la­mış­lar­dı. Hatta bâzı vi­lâ­yet­le­ri­mi­zi ala­rak bü­yük kat­li­ama gi­riş­ti­ler. 15. Ko­lor­du Ku­man­da­nı Kâ­zım Ka­ra­be­kir Pa­şa, em­rin­de­ki as­ke­rleriy­le 28 Ey­lül 1920’de bu iler­le­yi­şe kar­şı ta­ar­ru­za geç­miş ve şid­det­li sa­vaş­ta Er­me­ni­le­ri yen­miş­ti.


TARİH.............. OSMANLIDA ADALET
Türkiye Takvimi - 29 Eylül 2018

Osmanlılar zamanında kazalarda oturan sıradan bir vatandaş dahi, haksızlığa uğradığı zaman, o kazanın mülki âmirini, dilerse bir üst makama, dilerse en üst makama şikâyet edebiliyordu.
Mahkemeler, baktıkları dâvâyı çoğu zaman aynı gün nadiren üç gün içinde karara bağlıyordu. Taraflardan herhangi biri dilerse kararı temyiz etmek için Divân-ı Hümâyun’a başvurabiliyordu. Doğrudan Divân-ı Hümâyun’da görüşülen konularda mağdur olduğuna inanan padişaha çıkabiliyordu.
Her kademedeki mülki âmir, Kaza kadısı, Sancak beyi, Beylerbeyi, eğer aldığı kararla birini mağdur etmişse mağdur edilen yahut mağdur edildiğine inanan iki yolla hakkını arayabiliyordu. Ya dilekçe ile Divân-ı Hümâyun’a müracaat ediyor, yahut dilekçesini Cuma Selâmlığı’nda doğrudan padişaha veri-yordu.
Divân-ı Hümâyun’a müracaat eden dâvâcıya gün veriliyor, verilen günde şikâyeti karara bağlanıyordu. Padişah’a arz edilen dilekçenin üzerine ise; “Mucibince amel edile!” yazılıp ilgili birime havale ediliyordu. Padişahın havalesi ile giden evrakın neticesi mutlaka padişaha tekrar arz ediliyordu. Bütün bu şikâyetler sonunda mülki âmirin kararında kasıt görülmezse zarar hazineden tazmin ediliyordu. Kasıt görülürse mülki âmirin şahsi mülkünden karşılanıyordu.
Görev yeri neresi olursa olsun bütün kadılar birbirine eşit sayıldığı için birinin verdiği karar, bir diğerine temyiz ettirilebiliyor. Zamanla kadıların birbirini kolladığı ortaya çıkarsa, temyiz için herkese Divân-ı Hümâyun’a müracaat hakkı tanınırdı.
TÜRKİYE GAZETESİ 18.11.2016


ŞİİR............... DOSTUM
Türkiye Takvimi - 30 Eylül 2018

Son nefesini vermeye,
Yakasız gömlek giymeye,
Daracık kabre girmeye,
Hazır mısın söyle dostum?

Göçeceksin bu dünyadan,
Olursun zevk-u sefadan,
Seni çağırır yaradan,
Hazır mısın söyle dostum?

Tahtadan ata binmeye,
Bu dünyadan silinmeye,
Ruzu mahşere gitmeye,
Hazır mısın söyle dostum?

Kabir küçücüktür dardır,
Götürecek neyin vardır,
Gönlünü hak ile yandır,
Hazır mısın söyle dostum?

Söyle dostum durma öyle,
İnan bu çark dönmez böyle,
Söyle be can dostum söyle,
Hazır mısın söyle dostum?
 

 

İçerik

 

 

 

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Âh yazık!

  Aşağıdaki şi’r, mevlânâ Hâlid-i Bağdâdînin “kaddesallahü teâlâ sirrehul’azîz”[1] fârisî dîvânından bir parçanın tercemesidir: ÂH YAZIK! Hakikat K...

Bütün bunlar olacak birgün

  BÜTÜN BUNLAR OLACAK BİRGÜN Türkiye Takvimi - 18 Kasım 2018 Uzak de­ğil dost­lar, bu yo­lun so­nu, Bu sa­yı­lı gün­ler bi­te­cek bir­gün. Ölüm var­d...

Mevlid kandilinizi tebrik ederiz

  BUGÜN................... MEVLİD KANDİLİ Türkiye Takvimi - 19 Kasım 2018 Dün­ya­da­ki bü­tün in­san­la­ra peygamber ola­rak gön­de­ri­len, peygamber­le­...
Tüm Yazıları

Hakikat Kitabevi Yayınları

Tam İlmihal Seadeti Ebediyye
Mektubat Tercemesi
İslam Ahlakı
Kıyamet ve Ahiret
Namaz Kitabı
Cevab Veremedi
Eshabı Kiram
Faideli Bilgiler
Hak Sözün Vesikaları
Herkese Lazım Olan İman
İngiliz Casusunun İtirafları
Kıymetsiz Yazılar
Menakıbı Cihar Yarı Güzin
Şevahidün Nübüvve
Fahrettin Tacar Eğitim Vakfı İhlas Vakfı Hakikat Kitabevi İhlas Koleji İrfan Turizm Dinimiz İslam Huzur Pınarı Altın Çınar Genç Girişimciler Kulübü Adem Eğitim Kültür ve Sosyal Hizmetler Derneği Bülent Gençer Vakfı